30 Eylül 2010 Perşembe

Bekar, mutsuz, cocuksuz....



Sivilce sIkar gibi sIkIp patlatmak vardi simdi icimdekileri.. Hani ayna karsisinda gümletirsinde butun irin bosalinca icinden, bi rahatlama olur ya onun gibi bir sey istee.. Sicrayan parcalarini görmek isterdim aynada yansiyan yuzumde.. Bu kadar basit olsaydi keske..

Sonbahar...
Aci mevsimi, ayrilik mevsimi, depresyon mevsimi.. Sevmiyorum seni..
Yapraklarim dökulmeye basladi bir bir.. Yaprak dökumunun Ali Riza'si gibi arabesk takiliyorum.. Her yer koyu, her sey huzunlu, herkes dramatik...! Ho$, kimi fatmagul'e yazik oldu diye siyirmaya baslamis, kimi de öyle bir gecer zamankinin Osman'ina yaniyor..
Allah herkese böyle dertler versin anacim, beterinden saklasin ne diyeyim :)


iyi degilim, beynim yorgun, ruhum yorgun.. Pijamalarim, daginik saclarim, solgun yuzumle kendimi daha da kötu hissediyorum.. Sanki hep böyle kalacakmisim gibi endiseye kapilan annem doktora göturdu bugun beni. Iki tIk tIk bi vIk vIk, öksur aksir, nefes al ver dedi bi ton para aldi herif. Bu doktorlukta iyi para varmis, tIpa mi yönelsek nedir..
Uzuntuye bagliymis hizla kilo verisim ve ani bas dönmelerim.. Normal dedi, stres yapmayacakmisim.. "SIkIysa sen yapma doktor efendi, benim derdim senin derdini dürter" diyecektim de, ruh ve sinir hastaliklarina transfer ediverir diye korktum..



Gecenlerde kafa dagitayim diye msn actim, liseden eski bir arkadasa denk geldim.. " Cazgirdin ama iyi kizdin" dedi bana. " ne cagirligimi gördun? " dedim, " cok sukur ben görmedim ama askin ugruna surunup kendini ickiye verenleri gördum" dedi.. Nedendir bilmem ufak capli bir hafiza kaybi yasiyormusum meger, sordugu kisileri, anlattigi anilari bir turlu hatirlayamadim.. Vay be ben neymisim dedim, lisedeyken hayranlarim coktu evet, ama ben tam bir erkek fatmaydim. Kim askini ilan etse döver söverdim.. Herkesin sordugu soruyu o da yineledi " hala evlenmedin mi " dedi, " sence?" dedim, " hic degismemissin, ben en azindan tesebbuslerde bulundum sen de o da yok" dedi.. Kendisi de sefil hayatindan usanmis, bir an önce yemegini pisirecek, camasirini yikayacak bi yoldas daha dogrusu bir hizmetci ariyormus kendine.. Önune kim cikarsa evlenecek durumda. Evlilige bir anlasma gözuyle bakan kisilerin benim bekarligi tercih etmeme neden bu kadar sasirdiklarini bu sözlerden sonra daha iyi anladim.. Cok sukur ben kendi kendimi idare edebildigim icin, gunluk islerime yarayan bir kocadan ziyade, gönlumu hos eden, sevip sevilebilecegim bir can yoldasi istiyorum kendime.. Bu yuzden isteyenlere varmak yerine, beklemeyi tercih ediyorum..
Bu ugurda bekar, mutsuz, cocuksuz olmayi göze aldim..

Hmmm bir de kucuk bir not dusmek istiyorum..
Umulmadik anda arayan eski sevgililer ikiye ayrilirmis:
Aci cekenler, cani cekenler..
Caniniz cehenneme..

___________________________________________________________

Sen benden bir haber başka kollarda uyuyormuşsun
Olsun, avuçlarında ben burnunda benim kokum
Ben seni çoktan unuttum
Sen beni unutamayacaksın

Herşey biter
Herkes unutulur
Ben seni kaç kere sevdiğimi unuttum

***

İyiyim ben
Hep aynı şeyler işte
Uyku hapları
Yalan dolan gülümsemeler

İyiyim ben
Hem sen tanırsın beni
Ne yapsam ne söylesem
O geç kalmışlık hissi

27 Eylül 2010 Pazartesi

Vade degil Vedaydi bu gidis..


19 eylul gecesiydi.. Yaklasik 2 bucuk aydir ilk kez saat 10 gibi erkenden uyudum.. Uzerime tarifi mumkun olmayan bir kasvet cökmustu, tanimlayamiyordum icimdeki bu sIkIntIyI.. Vurup kafayi yatarsam bir nebze olsun bu hislerimden siyrilirim zannetmistim ama uykuda da rahat birakmadi bilinc altim beni.. Babaannemle ruhlarimizi takas etmisiz, ben ona benimkini veriyormusum, o da bana kendininkini, böylece birazcik kuvvete gelip yurutebiliyormusum babaannemi. Etraftakilere "ben ona ruhumu verince iyilesiyor" diyorum "git surdan sacmalama" diyorlar bana. Saat 3 gibi debelene debelene uyandim uykumdan. Bir baktim annem ayakta, halamda o gece bizde kalacakti. Isik acik degil, gece lambasi var ve oda bi hayli lostu. Yuzlerindeki ifadeyi, mimikleri göremeden ruyami anlattim. Hatta dedim ki anneme " ben korkuyorum gel bu oda da yat, daha babaannem ölmeden onun ruhunu burada hissediyorum, sanki burdaymis gibi geliyor. kimbilir ölse ne buyuk paranoyalar yasayacagim".
Annemden tIk yok, yat uyu kizim diyor habire. Bi de sabahleyin Avrupa'daki halalarim gelecegini söyluyor, anneleri hastadir gelsinler tabi diyorum.

Neyse guc bela uykuya dalmisim, saat 8 gibi bahceden gelen seslere uyandim. Tam uzerimi giyindim cikacaktim ki, odaya uzaktan bir akrabamiz daldi.. Hosgeldin bes gittin hatir sorduktan sonra, oturttu beni " seninle konusacaklarim var " dedi. Koltuga oturduk bileklerimden sIkIca kavradi. Ama öyle böyle degil sanki söyleyeceklerinden sonra bi yere kacacakmisim gibi kavriyor bileklerimi.. Annemle halamda girdi odaya. Bana babaannem ölurse metin olmami, yasli oldugunu, aci cekmesindense ölmesinin onun icin daha iyi olacagini falan söyluyor. baslarda her zaman ki nasihatlarden ettiklerini sandim, sonra baktim annem agliyor, halam agliyor.. Onlari aglarken görunce konusulanlari duymamaya basladim, beynim uguldamaya basladi sadece..
Iste o an icimden bi seylerin koptugunu hissettim, gece hissettigim sey bosuna degildi, cok sahiciydi.

"öldu mu? " dedim.. " yok ölmedi deeee..." diyor halam ama o " deeee" nin arkasi gelmiyor.. Ben diretince " gece 12 ye 10 kala vefat etti" dediler.. Oldugum yere cakildigimi biliyorum gerisini hatirlamiyorum. Meger o gece gercekten ruhu yanimdaymis ve ben korkmayim diye gizlemisler uyandirmamislar beni. Her gun gece 2 den asagi uyumayan ben o gece nasil uyumustum anlam veremiyordum, rivayete göre sevdigin kisiyi kaybedecegin zaman agirlik cökermis insanin ustune..


Bu kadar basitmis iste, tek bir sözcukle bi anda yalan oluyordu hayatini paylastigin insan.. Sanki hic yasamamis, gezmemis, yememis, icmemis, dogurmamis... Kucukken saclarimi oksayip masallar anlatan o degilmis, beraber uyudugum, beraber guldugum insan o degilmis.. Her sey bir yalandan ibaretmis gibi... Sanki butun bunlar bir hayalmis, kurguymus gibi.. Uzun zamandir hasta oldugundan bahsetmistim size, kendimi en kötusune alistirdigimi hazirlikli oldugumu saniyordum ama degilmisim.. Duydugum andan sonra titremem gecmedi..

Evden cikarilisi tabutla gidisi gözlerimin önunden gitmiyor. Arkasindan öylece bakakaldim hic bi sey yapamadan.. Bir ara kollarimdan tutup zorla iceri getirdiklerini hatirliyorum. Etrafimdaki hic kimseyi görmuyordu gözum, aglayamiyordum bile bogazima bi seyler dugumlendi, sadece zangir zangir titriyordum.. Butun organlarimin yanip tutustugunu hissediyordum, mideme koca bir ökuz oturmus, gögsumde tonlarca agirlik varmis gibiydi...


Babaannem annemden öteydi benim icin, arkasindan tek bir kisi bile kötuydu demedi. Kimseyi kirmayan, incitmeyen, son derece ahlakli ve agirbasli bir kadindi.. Guzelligi zaten meshurdu, cansiz bedeni bile pamuk gibi o kadar guzeldi ki.. Korkarim saniyordum ama o korkulmayacak kadar guzel ve masum uyuyordu. Cenaze yikanirken Allah tarafindan hos bir koku sacilmis etrafa. Mezarini kazan kisi de, ben hayatimda böyle mezar kazmadim, un gibi ufalaniyordu toprak hic zorlanmadim demis. Temiz kalpli bir insandi, dilerim mekani cennet olur.

Bu yaziyi yazarken bile icim öyle aciyor ki, öldu derken sanki bu durumu ilk kez duymusum gibi sarsiliyorum. Sanirim hala kabullenemedim gidisini. Sanki hastanede veya baska bir yerdeymis de cikip gelecekmis gibi..


Bunun disinda taziye gelenler arasinda hic görmedigim akrabalarimi tanima firsatim oldu. Her biri ayri bir hikaye vakit bulursam yazarim..

Su siralar kendimi teknolojiden soyutlamis durumdayim.. Merak edenler olmus haberdar etmek istedim.. Ahvalim budur sevgili izleyicilerim..


Hayat gercekten bos, gecen zamaninizi iyi degerlendirin... Hepimiz siramizi bekliyoruz, bunu asla unutmayin..


19 Eylül 2010 Pazar

Bayildim bunlara, tam benlik..!!










Pembe asiklari icin cok hos alternatif dekorlar...

18 Eylül 2010 Cumartesi

éLLa'nin sucu ne? butun suc renklerde..!


Kivirmak, hatalarimiza kilif örmek, ne halt edersek edelim isin icinde siyrilmak bir sanat olsaydi, Turkiye sanat dalinda dunyanin en gelismis ulkelerinden biri olurdu herhalde..

Alisveris yapmanin kanser riskini azalttigindan tutunda tembelligin ve kizginligin esas nedeninin bulundugumuz mekanlardaki renklerle ilgisini iddia edenler bile oldu.. Aslinda ortaya atilan bu görusler benim de isime gelmiyor degil.. Uzmanlar demis ki: " bazı renkler, kişilere ilham verirken, bazı renkler tembellik etkisi yaratıyor. Renkler ve etkilerini bilmek gündelik bazı problemlerinizin de çözümü olabilir. Sinirliyseniz veya tembelseniz etrafınızdaki renkleri gözden geçirmenizi tavsiye ederiz..."

iyi guzel, hatta yaratici bir bahane olmus ama bunu ancak elit-i iftaharlarimiz, entellerimiz anlar ve anlayis gösterir.

Kalkipta bunu yurdum insanina deseniz, misal anneme desem, ne olur?..
" éLLaaaaa koltuga yapistin artik, ellerin kizlari böyle mi. sabahin körunde kalkip evi tiran tiran attiriyorlar.. Kalk bulasiklari yika yer yarilir adam gelir " dediginde " anne ben böyle degildim, renkler beni böyle yapti. evin dekoru enerjimi tuketti" diye karsilik versem muhtemelen kafama terligi yerim :)
Hayir yani gercekten ise yarayacagini bilsem evi komple canli renklere boyardim.. Ama bazen dusunmeden de edemiyorum evcilik oyununda surekli enerjik ve her daim agzi kulaklarinda gezen Kendi'nin sirri her seyinin pembe olmasimiydi ki..? Benim tembelligimin sebebiyse siyah agirlikli giyiniyor olmam mi acaba? Tartismaya acik bir konu sanirim bu, dusunun bi bakalim..

15 Eylül 2010 Çarşamba

Gamsiz Yapti dunya beni kadere raziyim ben..


Gece yarisinda bitirdigim kitabin etkisinde ne kadar kaldiysam artik, ruyalarimda romanin tam ortasina isinlandim.. Yamactan atladim, katledildim, gercek aski buldum hatta halka mal oldum.. Sonra sabaha garip bir enerjiyle basladim.. Her zamankinden erken kalktim..Sabah ezani hic bu kadar tilsimli ve etkileyici gelmemisti kulagima. 4 yil bu sesten uzakta kalmam, eskiden yabanci turistlerin ezan sesinden neden bu kadar etkilendigini anlamama sebep oldu..


Gunes piriltilarini pencereden sacmis, tereyagli sucuklu yumurtanin kokusu evi sarmis, cay ocakta fokurdayip kaynaya dururken durup dusundum de asina oldugumuz ve siradan adleddirdigimiz seyler meger ne kadar da huzur vericiymis.. Isin sirri tamamen senin olaylara hangi gözle baktiginda gizliymis.. Anlardim, bilirdim de uygulamaya gecemezdim..
Mahallenin delisinin sabahin körunde evin dibinde yaptigi seranat bile sinirimi bozamadi bugun..
dirarara nanam eslik ettim uydurdugu ritme :) neyse ki sinirli aninda degildi de basima zumzugu gecirmedi.. Normalde o durumda kafama boyum kadar tasi firlatmis olmasi gerekirdi..
Babaanne hatunun bazen sitkom, bazen de korku filmi tadinda sayiklamalarini bile öyle benimsedim ki.. Hatta eve zirt pirt dalan komsular bile sinirimi bozamadi..

Bunda abimin yarin aksam isvec'e ucmasinin etkisi var mi derseniz, gercekten yok.. Ha ama kaprislerini cekmekten ve internetten daha fazla mahrum kalmaktan kurtulduguma sevinmedim dersem Allah carpar :p

Dumani ustunde ekmegime eslik eden peynir ve yag tadindan yenmezken, o sirada calan sarkinin sözleri de pek makbule gecti..
dinlemeyenin duvarina yarasa boku suruyorlarmis. Isleriniz ugursuz gitsin diye..

14 Eylül 2010 Salı

Ben de twitci oldum, ben de cumle kurabiliyorum, nolur alsaniza araniza.!

twitine twitine twitine bandim...

Kambersiz dugun olmaz.. Facebook antipatimi yenemedim henuz ama icimde twitter'a karsi acayip bir his depresti, yeni bir ask filizlendi.. Aniden bir sicaklik yakinlik hissettim, kanim kaynadi kerataya.. Artik twitter'da beraber cikcikleyebiliriz..

I$in özu, bazen uzun yazmaya ne takatim oluyor ne de zamanim.. Böyle durumlarda twitter kurtaricim olabilir dedim.. Hem uzun uzun cumleler kurmam, kisa kisa laflari gedigine koyamayacagim anlamina gelmez degil mi.. Bazen binlerce cumlenin anlatamadigini tek bir cumle anlatabilir.. Bu dusunceden yola cikarak sivadim kollarimi, kayit oldum tivite. Yalunuz pek bir yabanci hissettim kendimi, turkcesi yok muydu bu meretin. Bir el atin, yardimci olun ya la baa..

ella kacanzi, hepinizi öpenzi..

twitime ekmek bandirmak isteyenler surayi sulumlasin.. tIk tIK

12 Eylül 2010 Pazar

Bir kavanoz recel vermisler elime, disindan yala diyorlar..


Öglene dogru kalk, yatakta yarim saat saga sola dön..
sonra salondaki koltuga gec birazda orda debelen.
Kahvalti yap, evi topla, kitap oku, gelen gidenle ilgilen,
tv izle, yemek ye, cay ic, sonra gene tv izle,
aksam balkonda cay keyfi yap sonra yine kitap oku,
gece yarisindan sonra uykuya dal..

Gunluk yasam cizelgem bunlardan ibaret, boyum pencereden tassa da kafami cikardigim yok avlu disina.. Dusunuyorumda son gunlerde ne kadar bos ve amacsiz bir hayat surer olmusum..
Halimden sikayetci degilim, isvec'teki tempolu hayattan sonra bu bosvermislik duygusu hamlamis ruhumu dinlendiriyor.. Ama bir hadis-i serifte der ki " bugunun dununden farkli degilse, o gun yasamamissin demektir".. Velhasil bir aydir yasamiyorum ben o zaman :)

Evde hayaller ve halisulasyonlar gören yasli bir hatunun olmasi insanin hayatina biraz ek$In katmiyor desem yalan olur.. Nerden aklina geldiyse gelene gidene "bizim kiz (bu ben oluyorum) kochisarli bir polisle nisanlandi, aman bilezik aldirin" diyor.. Isin garip yani duyanlarda inaniyor, kismetimi kapatacak bu kadin.. Bilinci lastik gibi bi geliyor bi gidiyor, bir geliyor bi gidiyor. Geldigi zamanda dedim ki " canim nerden cikariyorsun nisanlandigimi ben nisanlanmadim"..
Bu lafi duyduktan sonra " elalemin icinde utanmadan nisani atmis" diye baslamasin mi. Guluyum mu aglayim mi bilemedim :)

Arada bir degisiklik yapmak adina ufak tefek girisimlerde bulunuyorum. Mesela saclarimi acik kahveye boyadim.. Kutunun uzerinde acik kumral diyordu ama boyadiktan sonra hemen hemen kendi dogal sac rengim gibi koyu durdu. Boya yuzunden saclarim yipraninca bi ara gözum döndu, kuaföre gidip kökunden kestireyim dedim, sonra seytanin agzina gem vurup bakim yapmakta aradim careyi.. Badem yagina yumurta sarisini koydum, karistirip kafama boca ettim bir de domates dograsam tam menemene dönecekti benim kafa.. Komik ama iyi geliyormus hatunlar aklinizda bulunsun..
Böyle durumlarda, özellikle de agda denen iskenceyi yaparken insan kadin olduguna lanet ediyor.. Benim canim tatlidir, gelemiyorum böyle antin kuntin islere.. Ama el mahkum naparsin.
Yapis yapis olan saclarimi durulamak icin dusa girdim, keyifli keyifli hamam sefasi yaparken birden sicak gitmesin mi.. Buz gibi su tepemden asagi bosaldi iliklerime kadar dondum. Sonra tam su normale döndu basima tekrar tutuyum dedim, bu seferde hosur hosur su fo$uuurrrrtttt diye tepemden asagi dökulmesin mi.. Ha$landim resmen. Dogru durust yikanamadan cesmeye ana avrat duz giderek ciktim banyodan..
Ama var ya nasil titriyorum anlatamam, parmak uclarim buz kesmis.. Bir sicak bi soguk tepe sersemine döndum.. Guzellik ugruna mok yoluna gidecektim, ufak capli bir soguk alginligiyla atlattim badireyi.. Suanda da salya sumuk bir arada cek cek babam cek, mendille burnumu silmekten beynim burun deliklerimden suzulmeye basladi.. Bu kadar sundurmeye beyin napsin..

Anlayacaginiz ne Turkiye'nin ne de sicak havanin tadini cikarabiliyorum.. Hava guzel, memleket guzel ama ben butun bunlari degerlendirmek yerine sadece seyirci kaliyorum..

8 Eylül 2010 Çarşamba

Amaaaann.. Deliye her gun bayram..

Cocukken bayram öncesi sevincten midemde kelebeklerin ucustugunu hissederdim.. hayir hayir o zaman ki sevincimin buyuklugune bakilirsa onlar kelebek dahi olamazdi. Kelebekler son derece narin ve kirilgan yaratiklardir, midemde dönup duran seyler bundan cok daha fazlasi olurdu.. Kelebekten cok kaza benziyorlardi. Hatta bir kaz surusune. Kanat cirparak garip sesler cikarir ve beni serseme cevirirlerdi. Sanki dusunmeden agzimi acsam dudaklarimin arasindan garip bir gaklama ya da bir tuy cikabilirdi.. haha dusundum de, ne komik bir göruntu olurdu ama. :)


Geceden elimize kinalar yakar, bayramliklarimizi basucumuza koyar sevincten uyuyamazdik. $eker toplayacagimiz kisilerin listesini önceden yapar, kimlerin daha cok ve daha kaliteli seker topladiginin muhasebesini gun bitiminde yapardik. O zamanlar tekstilin fazla gelismediginden mi, gerek görulmediginden mi, yoksa tamamen maddi sIkIntidan mi nedir pek fazla kiyafet almazlardi bizimkiler , bu yuzdendir ki tapilasi derecede sevilen, göz kamastiran ve herkesten sakindigimiz kiymetli pabuclarimiz, elbiselerimiz olurdu. simdi bakiyorumda bi dolap dolusu yeni camasir bile mutlu etmeye yetmiyor bizi.

Peki ne degisti o zamandan bu zamana?

Buyuyen biz miydik yoksa beklentilerimiz mi?
Bunu yanitlamak biraz zor acikcasi, cevabini bulanlarsa eminim cok nadirdir.

7 yil sonra ilk kez memleketimde bayram gecirecegimi dusundukce mutlu muyum? eh istee. Babaannemin rahatsizligi nedeniyle pek gezebilecegimizi sanmiyorum..
Tam anlamiyla mutlu ve tatminkar olabilmek icin yetinmeyi bilmekte yetmiyormus demek ki bazen..Buyuduk diye artik harclik bile vermiyorlar. Bayramin pek eglenceli tarafi kalmadi artik, yorgunluktan ibaret sadece..Yok bayram alisverisiydi, yok temizlikti, yok hazirlikti, yok gelene gidene hizmet hörmetti insanin cani cikiyor valla..


Böyle gunlerde insan her ne kadar dusunmemeye calissa da , cok hassas oluyor mazur görun karamsarligimi..

Yarina zinde ve $IkIr $IkIr olmak icin erkenden zibarsam iyi olacak..
hem demedi demeyin bayramda gec vakte kadar uyuyanlara domuz güttürürlermis, öyle derdi babaannem :P

$imdiden seker tadinda bir bayram gecirmenizi diliyorum.. agzinizin tadi hic bozulmaz insallah..
bol harclikli, bol eglenceli bayramlar dilerim hepinizeee...
Güccüklerin gözlerinden, böyüklerin ellerinden öperim..

4 Eylül 2010 Cumartesi

Ayin veya haftanin videosu. ne zaman eserse serisi :p




Nurettin Å�enyuva_“Ellemeden Ellerin Oldun”


bundan sonra her ay konu altina ekledigim sarkilar haricinde bir video ekleyecegim. yeni serimize hosgeldin diyin :) dun ekledigim video acilmiyordu bunu dinleyin..

2 Eylül 2010 Perşembe

Kazik yedim, orucum bozuldu mu Zekerriya bey?

Hay aklima odun atiyim, birinci dereceden söndurun beni..
Hayatimin en buyuk kaziklarindan birini yedim orucum mundar oldu. Olayin özune girmeye hic niyetim yok, zamana dogru yolculuga cikmak istedigimde bu konuyu hatirlatacak her hangi bir delil görmek istemiyorum..

Oysa ki kendimi gercekten zeka kupu zannederdim, meger bi kot bildigim yokmus..yilanin birine sartsiz sirazesiz guvendim.Aslinda icime her zaman kurt adam dusuyordu, mayalaniyordum ama kandirma kuvvetiyle kandiriyormus beni..
beni beni beni ellasini.. :)
Son kullanma tarihim gecmis halbuki benim, hic kullanisli degilim ki ..

Bundan kelli kimseye tereddutsuz iman etmeyecegim, gavur gizi olacagim.
Yeni yasimin ilk gununde yepyeni bir sayfa acacagim, kötu anilari bir bir savurdum gecmise, ola ki bir ruzgar ufurur ters eserse de sunger cekerim gecmisin penceresine..

Yeni bir is, yeni bir hayat lazim bana..
Hep dolu verdim bos aldim artik hic bir sey bosta kalmasinnnnn haciiiii.

Dubasiz hava sahasi istiyoruuuuzzzzzz höylöylöyyy..
________________________________

Döndüm gecenin karasına
Artık kimse kiramaz beni
O kül gibi deniz o sessiz kız
Kayıp bir sandala binip gitti

Ne sen söyledin derdini
Ne ben sevdiğine inandım
Unut geçen eski günleri
Bunca yıl sonra nasılsın ?


(dinlemek icin tIk)

1 Eylül 2010 Çarşamba

Dogum gunu olanlara iyi davranin. Onlara cok yukleniyorlar.




Babaannemin tabirince bundan 25 yil evvel ekinler toplanirken dunyaya acmisim gözlerimi.

Ufacik ciliz bir seymisim, o kadar ki ele avuca gelecek kadar buyuyecegimden bile suphe etmisler. O gunden bugune degisen pek bir sey olmamis aslinda, sadece boyut ve ölculerim buyudu...

èLLa yine ayni éLLa..

Bugunun siradan gunlerden tek farki benim biraz daha huzunlu oluyor olmam. Eeee kirisik kremlerini kullanacak yasa geldigim gercegiyle yuzlesmek hicte kolay olmuyor.

Cevremdekilerinse bugunu pek ipledigi yok gibi görunuyor. :)



insan kendine sormadan edemiyor:
iyi ki dogdum mu acaba? diye.

yas 25 yolun neresi eder Allah bilir..

her neyse gun daha yeni basliyor.. kendime rengarenk bir yil diliyorum.

ha bir de beni anam kimin icin dogurduysa o ciksin artik karsima yahu..

yalnizlik cekilmiyor.. böhum..