28 Ekim 2010 Perşembe

Yilin $arkisi - Nahide Ah le le yar [ O yeni bir star :) ]


Cumbur cemaat ailede kesfetmistim ilk onu. "Dö$u gilli sahsiyet " tabiriyle gönlumde taht kuran Rahime yani Nihal Yalcin simdi de Nahide olarak kendine hayran birakti beni.. Söylemedi demeyin bu kadin cok yakinda piyasalari at ust edecek.. ;)

$uan acayip halay cekesim var, kendimle ilgili gelismeleri daha sonra aktaracagim..

Haydi blogIrlar halayaaaa.

son

ki

uc

dört

Boyuna posuna bakan adam zanneder seni
Ama yıllardır oyalayıp duruyorsun sen beni
Hiç zorlama tren kaçtı sabrım sınırını aştı
Bu dakikadan sonra daha yar olmaz benden sana

Ah lele yar ah lele yar alamazsın sen beni
Eli yüzü kaşı gözü son söyledim kesin sözü alamazsın sen beni

:))

24 Ekim 2010 Pazar

Fla$ fla$ fla$ éLLa guzellik sirlarini blog dunyasiyla paylasiyor.

Bugunlerde geceler ve gunduzler birbirinin icine karisma egilimindeler.. Modasi gecmis ögleden önce ve ögleden sonra kavrami hukmunu yitirmis durumda ve ben, alisik oldugumdan daha fazla safak görmekteyim.. Uyku dengem alt ust olmus durumda, zor uyuyor,zor uyaniyorum.. Her sabah sinir uclarim havaya kalkmis, agzimda dilim sanki sac spreyiyle kaplanmis gibi sevimsiz tat oluyor. Cildim eski parlakligini canliligini yitirdi, ergenlik cagima geri döndum sanki..Kronik yorgunluklara sava$ acmis haldeyim..
Bu gidise bir dur demenin vakti geldi dedim ve girisimlere basladim.. Artik bakim urunlerimden tutunda yedigim her seyi organik aliyorum.. Ne Ebru $alli kadar takintiliyim ne de her gördugu otu faydalidir diye mideye indiren Ahmet Maranki'nin kafa yapisindayim. Orta kivamda olmak sartiyla iyidir her sey, abartiya luzum yok deeeggmi.



Gecen gun annemle Ankara'ya gittik, ana kiz gezdik tozduk, bol bol alisveris yaptik. Felekten calinti bir gunun hakkini verdik denilebilir.. Bizim memleketimiz gercekten bir cennet.. Diger irka mensup insanlarin arayipta bulamadigi her sey bizim elimizin altinda. Mesela $u aktarlardan birinin isvec'te de olmasi icin neler vermezdim..
Her neyse kitliktan cikmis gibi ne görduysem aldim. iclerinde en begendiklerimi sizinle paylasiyim belki bir faydasi olur dedim..



Benim kaale almadigim ve agzima surmedigim kara uzum besleyici, onarici ve antioksidan özelligi ile yaslanma etkilerinin azilmasini saglayan bir urunmus.. Bunu duyunca hemen yuz yikama jelini, cilt maskesini ve nemlendirici kremini aldim.. Benim cok hosuma gitti tavsiye ederim.



Ve gulsuyu.. Tv'de hangi programa baksam guzellik sirlarini aciklayan unluler göruyorum. Ve hepsinin de söyledigi sey su oldu " gulsuyu kullaniyorum". Bunu duyan ella durur mu !? naynnnn hemen gittim gulsuyu ve gul özlu nemlendirici aldim. Yaninda da neutrogena'nin kil maskesini önerdiler onu aldim. ama cok usengec oldugumdan su siralar sadece gulsuyundan baska bir sey kullanmiyorum.



Uyku problemim ve stresli olusum icinde lokman hekimden bitki cayi aldim. Icinde akliniza gelebilecek her turlu ot cöp yer aliyor. Tadi da diger bitki caylarina oranla gayet iyi ve en önemlisi kullandiktan sonra faydasini gördum ben. Birde kokusuna hayran oldugum karanfil aldim. Isvec'te bir cafe'de tatmistim karanfilli cayi ve cok hosuma gitmisti. Simdi evimde istedigim zaman yapiyorum. Normal demlik cayin icine bir kac tane atiyorsunuz harika bir koku veriyor. Ayni zaman da karanfilinde sakinlestirici özellig varmis. Tavsiye edilir.



Her sey bir yana aldigim kozmetik urunler her ne kadar organik olsa da kendi öz mamulleri kadar ise yarayici olamaz gibi geliyor bana. Bu yuzden elimden geldigi kadar ham maddelerini yiyyorum bu urunlerin. Kayisi kurusu ve kara uzum, cok faydaliymis yiyin gari.. Beyaz leblebi sadece keyfi :) isteyen yesin istemeyen yemesin.

Yarin yeni umutlara gebe,bekleyelim ve görelim kiz mi doguracak erkek mi.25 yas uzeri yakisikli bir prens dogursa hic fena olmaz hani;) adyö

20 Ekim 2010 Çarşamba

Turkcede en anlamsiz ifade "bekar"; onu hemen arkasindan " cikolata muptelasi" takip ediyor..


Hâlâ bir erkek arkadasim yok.. Aslina bakarsaniz gercek anlamda (sanal haric, o da iki kisiydi) hic olmadi.. Elini tuttugum, sarildigim, öpustugum hic kimse olmadi. Ama aldiris etmiyorum..
Nadiren, cok nadiren, mesela bugun ki gibi yagmurlu bir sali gunu ögleden sonra dehsete kapilip yalnizliktan bogulacakmisim gibi hissediyorum kendimi..

Telefonum bile calmiyor hic.. Bir iki kez acip calisip calismadigini kontrol ediyorum sadece.
Bazen gecenin bir saatinde telefon sesiyle uyanmanin ne kadar guzel olacagini dusunuyorum: " Taksideyim," ya da " seni görmeliyim, konusmamiz gerek".
Bazen de kendimi roman kahramanlari gibi hissedyorum. Bagimsiz, kitap kurdu, keskin zekâli, gizliden gizliye romantik.
25 yasina gelmis ve hayatinin bir bölumunu Avrupa'da gecirmis modern bir kisinin kutsal rahibe hayati surmus olmasi bir cok kisiye inandirici gelmiyor ama dogru kisiyi bulana dek ne yazik ki bu gercek devam edecek..

Arkadaslarimin nerdeyse hepsi evlenmis.Eskiden eglenceli, eglenceyi seven, muhtesem ve ilginc tiplerdiler; ama uzun zamandir yorgun, rahatsiz edici ölcude bos gözlerle bakan,bebekleri emeklediginde, bu sanki hic beklenmeyen bir olaymis gibi coskulu cigliklar atan ciftlere dönusmusler. Ne bekliyorlardi acaba, ucmasini mi? Bitkin ama iyi huylu, bezgin ama blucin ve tisörtten olusan kilik kiyafetleri icinde modern görunumlu, dunyaya bir ufaklik armagan ettikleri icin kendilerine saygi duyan, gururlu ve göbekli tipler.. Buluzlarinda bir parca cis ve saclarinda biraz kusmuk olan cesur ebeveynlere dönusmusler. Hayatin duzeni bu yapicak bir sey yok.. Sayet bekarsan ve arkadaslarin evlendiyse, ilgi alanlarinizin degismesi cok normal. Ayak uydurmak icin ya evleneceksin ya da yeni bekar arkadaslar bulacaksin.. Cunku biz onlarin muhabbetlerinden sIkIldIkca mutsuz, kiskanc ve yalniz oldugumuzu dusunurler..

Turkcedeki en anlamsiz kelime "bekar"; onu hemen arkasindan " cikolata muptelasi"takip ediyor ve ben pazar gazete eklerinin hayat tarzi fenomeni olmayi reddediyorum.

Ara sira ruyalarimda elimi tutan bir adam oluyor; ama yuzu inatla belirsizligini koruyor ve bu da uzerinde kafa yormamayi sectigim bir fantazi olarak kaliyor..

Oldugu zaman ( eger olursa), ona ve cocuguma tapar, kucucuk ellerini anlamlandirir, konakli kucuk kafasinin kokusunu bile alirim.. Bingildaktan, uykusuzluktan, gaz sancilarindan, her ne halt varsa hepsinden söz ederim. Gunun birinde ufacik patikler karsisinda kumrular gibi ötebilirim hatta.. Ama o zaman gelene kadar sakinligimi ve dinginligimi koruyup, bunlari yapan evli arkadaslarimi yadirgamaya devam edecegim sanirim. :)

Hayalim uc kelime o da söyle evli, cisli, göbekli..



Bugun kü arka fon müzümüüz
Erkin Koray- Sevince

16 Ekim 2010 Cumartesi

Dobro$ka, na$ingen $rayze.. Kisacasi tiri viri seyler iste..



Ne zaman bir objektif görsem 118 80 ikilisi gibi eblek bir surat ifadesine burunup poz veriyorum.. Elimde degil otomatikman gelisiyor bu durum.. Burda ne yapmaya calistigimi anlayamadim ama yuzumu kamufle ettigim icin blog icin ideal olmus... Her ne kadar fotojenik olmasamda, fotograf cekmekten alikoyamiyorum kendimi..



100 kitap sonunda beni Misir'a vali yapacaklarmis gibi sevk ve vecd ile kitap okuyorum.. Tam bir kitap kurdu oldum ciktim, cok yakinda kitap tavsiyelerimle karsinizda oliciiim..




Babaannem öldugu gun bahcedeki aksam sefalari soldu ve bir daha da acmadi.. Onlarda mi yas tutuyor acaba?

15 Ekim 2010 Cuma

icimden geldi..

14 Ekim 2010 Perşembe

Yüzü melek, ruhu kirmonci keko..

"poff poff poff" , " fokur fokur fokur" , " citirt citirt".. Hayatin ritmi bu iste, yemisim coco colasini..

Ne sacmaliyor bu kiz demeyin, sobadan cikan pof sesleriyle, odun citirtilarindan ve uzerinde kaynayan caydan bahsediyorum.. Öyle özlemisim ki sobayi, suanda icerisi 50 derece, diger odalarsa muhtemelen eksi (-) 50 derecedir :)

Sicaktan butun kaslarimin hamur kivamina geldigini, kulunclarimin yumusadigini hissediyorum.. Cok uzun zamandir sobanin keyfinden mahrum kalmistim, bu kI$I memlekette gecirmek cok iyi oldu. Bi kere camasir kurutma derdiniz yok, cay daima hazir ve sicak, uzerinde kestane pisir, ekmek kizart her turlu isleve sahip. sobanin yerini hic bi sey tutmuyor. iskandinav soguklarinda 20 derecelik evlerde dibimiz donuyordu, simdi kendimi fin hamamindaymis gibi gevsemis hissediyorum.. ooohhh totomda sicacik, bagsur derdinden kurtuldum.. gel keyfim gel..
Bu keyifle bi post girmeseydim Allah carpardi beni. Allah carpmasa " niye yazmiyorsun yaaeeeeee" diyen fanatik sendromcular carpacakti..Kizim éLLa dedim, kacarin yok yazacaksin..
Hayir yani o kadar da parlak bir hayatim yok ki, aksine tam bir dramaya dönustu hayatim ama halk beni seviyor yapicak bi sey yok.. höhh mubalaga yapmaya bayiliyorum, hele de bunu " mubalaga" diye belirtince kendimi yesilcam artistisi gibi hissediyorum.. mamafi, kuzum, zaataliniz gibi kelimeleri kullanirken de öyle.. otomatikman dudaklarim buzuluyor Turkan soray mimiklerini yapistiriyorum yuzume..



Hazir paraya can dayanmazmis, artik el mahkum valide sultana bel bagliyorum. O ne kadarina layik görurse onunla gecinmek mecburiyetindeyim ama alisveris merkezlerini görunce benim aklim ucuyor totom tavan yapiyor.. mantik felan hak getire. Ne görduysem aldim, kaldim mi sonra bes parasiz.. Eee ablamdan da isteyecek halim yok, bu yasima kadar kimseden harclik istemedim ben acayip koyar bana bu durum.. Hem evimide özlemistim, ablaminda sinavi vardi döneyim bari dedim. Cebimde taksi parasi olmadigi icin astiye minibusle gitmek zorunda kaldim.. Minibus gecikti, tam otobus kalkiyorken son saniye yetistim ama hay yetismez olaydim. Yolculuk degil adeta bir iskenceydi benim icin..

Genc bir kizin (hala kiz diyorsam bu tamamen benim temiz ahlakimdan öturudur, gercekci olmak gerekirse aygir diyede tanimlayabiliriz biz bu mahlukati.) yanina oturdum..
Turkiye'ye geldigimden beri benim basima gelenler kizarmis tavugun basina gelmemistir herhalde, yine de isyan etmedim.. Her seyin duzelecegine inandirdim kendimi, bir cesit pollyanna ilan ettim kendimi.. Taa ki bu aygirla karsilasana kadar.. Cunku onun yanina oturunca sabir tasi catladi bende, basladim isyan etmeye.. Bu kiz ne yaptida bu kadar sinirlendin derseniz, hic bir sey yapmadi aslinda.. Disardan bakildigindan gencecik ilik gibi bir hatun.. Uzaktan bakan erkeklerin begenecegi turden bile denilebilir.. Yuzude fizigide guzeldi cunku. Neden uzaktan diyorum cunku hatun köpek lesi gibi ter kokuyordu, hayatimda bu kadar agir bir ter kokusu duymamistim.. Bildigin zehir gibi kokuyordu.. Otobus hinca hinc doluydu yer degistiremezdim, arkalara da bakmadim, kiz anlayipta rencide olmasin diye. Böyle de dusunceli bir insanim iste.. Cantamdan parfumumu cikardim caktirmadan koluma flarima sIktIm, biletide yelpaze gibi yaptim salliyorum, bir yandan da icimden bildigim tum kufurleri siraliyorum kiza.. " O kadar boyayi surmeyi akil etmissin, sacini kicini susleyecek kadar bakimli olmaya özen göstermissin ama önce bir dus alsaydin be kadin.. Hem deodarant ve vucut sampuani denen bir sey icat edilmis degil mi, madem gavur iti gibi terliyorsun alsaydin da kullansaydin mal kari" diye bu ve bundan daha agir laflari siraliyorum icimden. Zaten otobus tutar beni, her seferinde midem bulanir. Bu kizin o lanet kokusu da iyice körukledi durumu.. Neyse bi muddet sonra koku alma duyularim islevini kaybetti ya da bir cesit uyusma diyelim biz bu olaya alismaya basladim o ek$i kokuya.. Sonra hatun uyudu, bir yerlerden pusuya saklanmis yabani bir hayvan hiriltisi gibi bi ses duymaya basladim, bir baktim bundan geliyor, gök gurultusu gibi horluyor.. Ohaaa dedim yuh yani ya. Sen o kadar citi piti sosyetik görunmeyi basar ama ameleden bile amele bir ruha sahip ol. Ter kokusu desen krali gelse gecemez, horlama desen on kaplan gucunde.. Kisacasi disindan baktim yesil turbe, icine girdim estagfrullah tövbe. Yol boyunca bilinc altimda kizi gebertme stratejileri gelistirdim.. Otobusun cami acik olsa suratini asfalta surerdim.. seytan o horlarken kalk agzinin ortasina iki tane cak, sacindan surukleye surukleye en yakin hamama götur kirk tas su dök topluma kazandir dedi.. Neyse daha sonra telefonu caldi asiftenin.. Ergen bebeler gibi agzini geydire geydire konusuyor " efandam askaaam, yoldayim geliyorum bir tanem.. iyiyim böbeiimmmm sen nasilsan" bir isve bir cilve görme gitsin..

Hay bin kunduz, bu kiza da bakanlar oluyormus demek ki dedim , resmen dumur oldum lan. Agzim bile bozuldu bak, ben lan'lu lun'lu konusmayimda kimler konussun.. Benim gibi pirupak misler gibi kokan, ustelikte hic horlamayan kiz yalunuz kalsin kurusun, bu kokmus balik gibi $ILLIklar manita yapsin.. Ben böylelerine bakan erkeklerin aklina tukureyim.. Kiza kinim daha da bir artti sanki, kiskanclik degildi benimkisi.. Insanlarin midesizligine sasirdim sadece. O yol bana asir gibi geldi, midem infilak oldu.. Eve kendimi zar zor attim.

Belki de bu yuzden soba citirtilari, odun kokusu dunyanin en guzel seyi gibi geliyor suanda bana.. Aslinda bir tesekkuru hakediyor hanim kizimiz, sayesinde hayatin cirkinlikleri kadar guzelliklerini de farkettim.. Bardagin dolu kismina bakmak diye ben buna derim iste, ne kadaaggn mikemmelim ben yaa :p

Neyse ki artik evimdeyim, insanin evi gibisi yok.. Hoooommm hommm sviiitt hooom yaneee...
Böyle aygirlar sizden irak olsun, hepinize buram buram gul kokulu gunler dilerim..
Toplumun burun sagligi acisindan evden cikarken deodorant ve parfum surmeyi unutmayin kuzucuklarim.

Tanri sizi kutsasin.. Amen..

9 Ekim 2010 Cumartesi

Ana karanın en karasındayım..

an mı kara
baht mı ?
Ankara...
hasretin başkenti
güzel ankara

Hâlâ Ankara'dayım.. Hava sogudu sıcak çayımı yudumlarken ayak parmaklarımın buz kestigini hissediyorum her türlü. Tam iskandinav soguklarından kurtuldum kemiklerım ısınacak derken Türkiye'ye de kış erken geldi. Ben böyle şansın içine tüküreyim..
İsveç'in sogugunu buraya getirdin diyor yakınlarım.. Kimbilir haklılardır belki...

Saçlarımın yeni şekli ve rengi böyle.. Değişiklik iyi geldi.



Kontroller için günlerce hastane köşelerınde süründüm.. Göğsümdeki kistin biyopsisinin alınması lazımmış, ameliyat olacaksın dediler.. Tarihini bana bıraktı doktorum ama acayip tırsıyorum ve ameliyat olmak istemıyorum. Herkes beni ikna etmek için seferber olmuş vaziyette..Aslında isveç'te ince iğneyle biyopsi yapılmış ve temiz cıkmıstı ama bunun kesin sonuç veremeyebılecegını söyledıler. Türkiye'de her on kişiden dördü meme kanseri oldugu için Avrupa'dakiler kadar rahat davranamıyorlarmış, ekolleri farklıymıs.. Ne yapacagımı şaşırmış haldeyim..

İnsanın en buyuk düşmanı yine kendisiymiş.. Stres yaparak, ota çöpe üzülerek sağlığımızı mahvediyoruz.. Kaybedince anlıyoruz degerini.. Bundan sonra kafama tokadan baska bir şey takmayacagım.. Vur patlasın cal oynasın kakara kikiri edecegım..
Geçenlerde bowling oynamaya gittik zaten tutuk olan boynuma birde kolum ve omzum eklendi.. Çok feci bir haldeyim..

Işıkları söndürdüm, ruhumla aydınlanıyorum.
Göreceğim ilk renk kendimi yansıtacak acaba ne ?


Günün şarkısı>> Aşk mümkün müdür hâlâ ?

2 Ekim 2010 Cumartesi

Butun mesele pembe gözlukleri cikarip, kirmizi topuklulari giymekte..

Kadinlar ne ister?
sorusuna karsilik Lig tv'nin reklamlarinda, her gol sevincinde kendini yerden yere vuran kadinlar beni cok korkutuyor.Denemedim de degil hani, actim tv den mac izledim yine kâr etmedi..
Bir kadinin futbolu sevmesi Fazil Say'in Muslum Gurses dinlemesi gibi bir sey olur herhalde. (istisnalari öperim) Neyse konumuz futbol degil zaten.. Bir bayan olarak benim henuz ne istedigimi cözememis olmam.. Beynim infilak olmus vaziyette, izah edemiyorum kendimi.. Ne diyordu Nida'nin siiri;

"Çorabım kaçtı
o yüzden bir kadının çorabı kaçınca
beynindeki ayarlar infilak oluyor.
otomatik pilota bağla beni.
Anlatamadım biliyorum
Kendini anlatmak yeteneksizlerin işi.
Şarlo'nun taklitini yapsam
yeterince kollektif olur değil mi?

Şiir değil derdim, Kung Fu bilseydim.
İnan daha kolay sadete ve manaya akustik bir şekilde girerdim. :)

Ne istedigimi, ne dusundugumu kestiremiyorum bir turlu.. Kendimi kaybettim, Muge Anli'nin programina mi ciksam kayip araniyor diye bilemedim..Evi arayim dedim bir ara, icim urperdi ya evde de yoksam?
Siyirmama ramak kala, kendimi toparlamak icin girisimler de bulunuyorum. Ic dunyami bir anda pembelere boyamam mumkun olmuyor tabi ama en azindan giderek zombiye benzememi önleyebiliyorum..Benzimin soluklugu da azaliyor, böylelikle aynada gördugum göruntu az bucuk moral oluyor... Tavsiye edilir:



Organik besine adadim kendimi..Zannumca isvec'te yedigim GDO'lu zIkkImlar yuzunden bunyem bu kadar zayif dustu.Bol bol vitamin almak insani zinde tutuyor.



Kendinizi, bedeninizi sevin önemseyin.. Bakim yapip surup surusturmek özguveni artiyor.. tecrubeyle sabit.



biraz da seratoninin sInIrlarini zorlamadan temiz havayi soluyup cigerleri oksijenle doldurunca , bunye kendine geliyor..

Saclarimi kestirmeyi dusunuyorum bir de..Degisikligin iyi gelecegine inaniyorum...
Yarin da Ankara yolcusuyum, tebdil-i mekanda ferahlik arayacagim..
Görusunceye dek kendinize iyi bakin..