25 Aralık 2011 Pazar

Big Bang Theory | 2012 kopkopkop !



Her sey olmasi gerektigi gibi. Pazarlar yine sIkIcIliginin hakkini, isvec kI$In hakkini, annem böregin hakkini, hristiyanlar noelin hakkini, babam mizildanmanin hakkini, komsunun veledi gurultunun hakkini, bense yalnizligin hakkini veriyorum..
Hayatta her seyin hakkini verebilmek guzel sey de, peki kacimiz yasadigimiz anin hakkini vermeyi basarabiliyoruz?

Olmasi gerekenler mi daha öncelikli olmaliydi hayatimizda, yoksa olmasini istediklerimiz mi? bunu bi dusunelim cancagizlarim.



iste yillardir korkulan o an geldi. 2012 de kiyamet kopacak safsatalari yuzunden kucuklukten beri korkutulduk. Ama yillardir bu duruma öyle hazirlamislar ki bizi, kopalim anasini satiyim kopkopkopppp diye duruma tempo tutasim geliyor artik.Allah biliyor ya kopsa uzulurdum, cunku hayat butun cirkinliklerine ragmen yasamaya deger. Hem benim hayatta yarim kalan o kadar fazla seyim var ki, mesela daha aski bile tadamadim. Bu dunyada bir murat alamadan (hmm murat guzel isim bak, ismi de murat olabilir) göcup gidersem ne manasi kalir ki insan olmanin dimi ama?

Bazen dusunuyorum da (harbi lan niye bazen dusunuyorum ben? olsun ara arada olsa dusunebiliyorum yani bu da bir sey) yeni yila girdigimiz an saat tam 12'yi vurdugunda buyuk bir patlama olsa (insanlara zarar vermeyen cinsten) göktasi falan dunyaya carpsa, etraf böyle isil isil olsa bir anda aydinlansa her yer. Öyle bir aydinlik olsa ki bu, insanligi da aydinlatsa, peri tozu gibi serpilse uzerimize. Hayatimizda degistirmeyi istedigimiz ne varsa asksa ask, isse is, paraysa para, sagliksa saglik bir cirpida gerceklestirip $u olmasi gerektigi gibi surup giden rutin, siradan ve banal hayatlarimizi degistiriverse. Ne sahane olurdu degil mi?
Bos ama hos hayaller bunlar.

Köklü bir degisim lazim artik bu bunyeye. Zamani geldi evrencigim, cevap yaz artik su mesajima.

19 Aralık 2011 Pazartesi

Cikolatayi mi yiycez? Kaslari mi?

Yillardir klasiklesmis "issiz bi adaya dussen yaninda göturecegin uc sey nedir?" sorusundan hep nefret etmistim, taa ki biscolota reklamlarini görene kadar. Ne malum belki Carlos'un oldugu adaya dusecegim. Belki Enrico'yla Carlos birbirine girecek benimle birlikte olmak icin. Biri acliktan ölmeyeyim diye gogonat kesecek, öburu biscolota biskuvileri pisirecek. Digeri beni korumak icin ötekilerle savasmaya gidecek. Ben de $uh bir edayla saclarimi savurup "kusura bakmayin ama ben bastan beri kisa boylu, dö$u killi, göbekli Türk erkeklerini severim" filan diyecegim. haha.

Cenneti görmek icin illa ölmek gerekmiyor.(video'yu izleyince anlayacaksiniz :p ) Gel de bu biskuviyi yeme, gel de o mood'lari secme. Biscolotanin tadi igrenc bile olsa bu reklamlarla insanlarin istahini o kadar kabartmislar ki köpek yali olsa yine yerler, yerler, seni ham yapar bu zilliler. Acik kalan agizlarinizi kapatin hanimlar. Play tusuna basmadan önce salyalarinizi silmek icin yaninizda mendil bulundurun.



Ola Carlos'cugum ben Rabbimin dünyaya attigi milyonlarca kizdan biriyim. Bos zamanlarimda plajda dans ederim. ama öyle böyle degil, kucuklugumden beri sabah aksam kumsalda halay cekerim. bi uctan baslarim ta öbur uca kadar. Zaten plajda dans etmek biz de bir aile gelenegidir. Bence cok iyi anlasabiliriz.

Issiz bir adaya dussem Carlos'u kesin alirim. Simdi cikiyorum burdan, ver elini havaalani. Ucaga binip gidiyorum en tropiginden bir adaya. Her nerede yasiyor ve yasatiliyorsalar onlari bulup biscolota yapmaya basliyoruz. Ondan sonra calsin Carloslar, oynasin Enrico'lar.
Ama bizim payimiza yine "aksama hangi baligi pisirdin? $u hindistan cevizlerini soy da ver demedim mi sana kac defa kadin!?" diye issiz adada bile kendine hizmet ettiren Türk erkegi duser. Cünkü odun da olsalar, kaba da olsalar gönlumuz yine de halis muhlis Türk erkeklerinden yana olur.



Bugune kadar hep kadini cinsel obje olarak kullandinlar. Ve butun reklamlar erkeklere hitap edilen sekilde gerceklestirildi. Simdi biscolata kadinlar icin bir reklam yapmis diye sayip sövuyor erkekler. Biscolatayi kutluyorum ben, bu bir devrimdir.
Yalniz anlayamadigim sey su, onca zaman kadin reklamlari karsisinda agizlarini suyunu akitan, yabanci hatunlari görunce gözleri yuvalarindan firlayan Türk erkekleri "oksana, natasa, verecek ben sana 100 dolar, sonra alacak birlikte duj" dedikleri gunleri unutmus sadece bir reklam yuzunden kadinlari abazanlikla suclayabiliyor. Kusura bakmayin beyler ama kendinize yapilmasini istemediginiz seyleri baskasina yapmayacaksaniz o halde..

"Carlos seni bulmayayim olum! o kuma seni gömüp üzerine de hac dikecem! Gay lan bunlar gay! " diyen Türk erkeklerine burdan "o$$ttt kiskanclar" demek istiyorum.

Bu ne kompleks yahu? Birakin hatunlar da geyigini yapsin, tadini cikarsin. Yabanci hatunlarin sari sacini mavi gözunu, uzun bacaklarini övup Türk kizlarini kötuluyorsunuz ya, heh iste bir defolun gidin o zaman.. Bizim yasadigimiz sinir harbini siz de yasayin Heriflerin DNA'larinda var yakisiklilik, Gay diyip niye ezikliyorsunuz kendinizi. Ha ama bazi hanim kizlarimizda isin cilkini cikarip tapinmiyor degil bu reklam cücüklerine. Bizim cogu erkeklerimiz yakisiklilikta bin basar bunlara, yine kala kala onlarin eline kalacagiz bunu unutmayalim hanimlar.. Ben Avrupa'da yasadigim halde etrafimdaki hic bir yakisikli ecnebiyi görmedi gözum.
Karsilikli adam olun lan !

Bu arada söylemeyi unutmusum. Ask moodunu sectim Carlos'cugum. Ay lav yu. I kalp you. Scs. öptum bay.

16 Aralık 2011 Cuma

Baslik takmadim buna, basliksiz.



Ota kota söylenip surekli sikayet ediyorsunuz ya, bi yerlerde sadece gunes dogdugu icin ölesiye mutlu olanlar oldugunu biliyor muydunuz?



Bilmiyorsaniz ögrenin lan, adami hasta etmeyin ! :)

Bakiniz : isvec halki..


Not: benim header kendine kendine kuculup netligini kaybetmis, nasil duzeltcez hacilar?




8 Aralık 2011 Perşembe

Allah cok sükür Yarebbim..



Daha 16sinda sana pabucu ters giydirebilecek kadar olgun kisiler olabilecegi gibi 25-30una gelmesine ragmen ergen triplerine girenler de var. Bazilarinin ergenligi bir ömur suruyor maalesef.

Incir cekirdegini doldurmayacak nedenlerden dolayi beynine tecavuz ederler bikmadan dinler, ögut verirsin...
Sizi sadece yalnizliklari gecene kadar yaninda tutarlar..
Canlari isteyince "ay coook sIkIldIm, yar bana bir eglence medet" derler kosar gider moral olursun. Canlari istemeyince "mumkunse bir daha görusmeyelim" derler nerden geldigini sasirirsin.
Hic bir sucun olmadigi halde altini ustunu kalaylayip bir guzel cemkirirler alttan alirsin.

Gercekten ergenlik caginda olanlari anliyorum da, yetiskin insanlarin ergen gibi hatta ergenden de beter davranmasini hic anlayamiyorum..
Mesela ben ergenken uykum gelene kadar yatagima uzanip 'kimse beni anlamiyi' seklinde ic cekerek tavana bakardim. Kimseye bir zararim yoktu yani, ne kalp kirardim ne de birilerini incitirdim.

Hayatin anlami atasözlerinde sakli aslinda.. Bosuna kasiyoruz blog ve twitter köselerinde. Ne demis atalarimiz "akil yasta degil, bastadir." Ama o akli birazcikta olsa yas getirmez mi basa?

Aslinda buraya cok "ehehe mihihi" tarzinda seyler yazip "aayy cook sirionnn" demenizi isterdim ama sinirlerim ziplattilar iste. Kirk yilda bir vakit bulup yaziyorum suraya onda da"iyyy cok ciddiydi" derditecegim kendime.. Napiyim ben de öfkemi burada gideriyorum iste.

Ben de isterdim;

öfkelendigimde "Kahya atimi hazirla gidiyorum" diyip ruzgara karsi dort nala kosmayi.

Ben de isterdim;

tepem attiginda "kizim, butun toplantilarimi iptal et. Telefonda baglama" diyebilmeyi.

Ama napiyim fakirim kardes ben. Fakir terapisi bu da iste. böhüm :(

Veleddalin amin.



A hah hah haha bir de buna cok guldum yaa. Fakat iyi guldum haa. Guzel guldum yalniz ;))))))))))))))) kipsss :))))))
Allah askina siz de gülün, ölumu görun gülün bak kuserim :))))))))))))

sevgileeeeeeeer öpt. kib. a.e.o :)

bu da fon müzümüüüz dIhla bana dIhla

27 Kasım 2011 Pazar

Yazdan kalanlar..

Havalar soguyunca tatil fotograflarina sakin bakmayin.. Insan baktikca bunalima giriyor.. Yazin ve memleketin özlemiyle yanip tutusurken derin bir "aaaaaaaaaahhh" cekmeden edemiyorum.. Simdi farzedin ki siz de benim evimdesiniz ve birlikte albumlerime bakiyoruz.


Ilik ilik esen ruzgar, simsicak kumlar..




Dalga sesleri..




Sakizli Türk kahvesi..



Hafif yaz yemekleri.



ince belli bardakta cayin..



civil civil sokaklar..



Baska ne ister ki insan. Ben kesinlikle yaz cocuguyum. Peki ya siz?

Görseller Alanya ve Cesme tatilimden.

21 Kasım 2011 Pazartesi

Hey sen ! Arkandaki ne öyleee :/

Battaniyem degerli, kareli battaniyem degerli... Böylemiydi bu sarki, aman neyse ne iste. Bu siralar pamuklu ve pofuduk seylere karsi buyuk ask yasiyorum canlar.. Nedenini tahmin edin hadi.. Cunku donuyoruuuuuuuuuuuuuuzzz bu lanet olasi kutuplardaaa! Neyse ki kendi üsüdükce beni battaniyelere saran bir annem var. (Allah eksikligini göstermesin.) Karanlik gunlerde baslamis durumda.
Sabahlari sirf laf olsun diye insanlar birbirlerine " Gunaydin! " diyor, halbuki gun hic aymiyor..

Kapkaranlik bir gökyuzu, $ehrin mimari yapisi, ürkütücü kiliseler ve sokaklarin sakinligi tam bir korku filmini andiriyor.. Yalniz basima yururken sokagin basinda elm sokagi kabusunun Freddy'si belirecek gibi geliyor..
Mesela bu sabah o kadar tuhaf bir sabahti ki, otobuste bile kimsecikler yoktu benden baska. Bir an soförun maskesini takip Jigsaw gibi"I want to play a game" diye fisildayacagini sesini inceltip "nihihihihihi" diye gulecegini sandim. Sonra da "ya benim olacagaan ya da evine yerlestirdigim bomba patlayacak. Make your choice! nihihihi " dermis.. Neyse ki sagsalim ulastim gidecegim yere ama sehrin bu göruntusu giderek psikolojimi bozmaya basladi. Dun gece de ruyamda vampirler kovaliyordu. Musluman olanlari öldurup, kanini bir guzel fondipliyorlarmis falan.. Can havliyle nasil kaciyorum anlatamam.
Zaten uc gecedir gördugum kabuslari kaleme alip senaryo diye yapim sirketlerine satsaydim simdiye kadar köseyi dönmustum..
Butun bunlarin uzerine sabah Cambridge Universite'sinde ögrencilerin gördugu hayaletler ve onlar hakkinda yapilan arastirmalari anlatan bir makale okudum. Tuzla biber oldu ustune. Artik kafamda senaryo ustune senaryo yazar, kendi kendimi korkutur dururum. Yine bana husran, yine bana uykusuz geceler dustu. eyvah !


Birine beddua etmek istiyorsaniz "gunessiz kal" diyin, bundan daha kötu bir sey olamaz inanin. Insanin butun yasama sevinci sönuyor yeminle.

Hepinize aydinlik gunler dilerim efenim, esen kalin..

20 Kasım 2011 Pazar

Sonum olacaksiniz moda bloglari ! | Nerdeee o eski bloggerlar?



Blog dunyasiyla tanisali 2 yili askin bir zaman oldu. Bazilarina göre cokta uzun bir surec olmayabilir bu ama bu kadarcik zamanda bile öyle cok sey degisti ki buralarda, sanki ustunden bir asir gecmis gibi geliyor.. Bloglarin tum dunyada genis bir furya haline gelmesi ve sayimizin artmasi guzel tabiki ama o eski samimiyet kalmadi sanki. Insan söyle bir durup "nerde o eski bloglar, bloggerlar" demeden edemiyor. Bir kere sinifsal bir fark olusmaya basladi. Eskiden kim daha samimiyse veya kim daha etkileyici yazilar yaziyorsa onlar seviliyordu. Nerden geldigin, ne is yaptigin, ekonomik durumun, sosyalligin önemli degildi. Bloggerlar arasi rekabet degil, dostluk vardi. Oysa simdi sanki bir ticaret alaniymis gibi insanlar yaris halinde.. Bu ugurda rusvet verenler, kampanyalar duzenleyenler bile oldu.. Oysa amac keyif almak degil miydi?

Artik iyi veya icten yazmanin da bir manasi kalmadi, biraz zenginsen hele bir de jet sosyetedeysen senden ala blogcu olmaz.. Tek bir cumle dahi yazmana gerek yok, marka kiyafetlerini giy, son model profosyonel fotograf makinanla da afilli pozlar cek olay tamamdir. Ha bu kötu bir sey mi? Asla! Yeri geliyor biz de yapiyoruz bunlari.. Hem moda dunyasindan iyi kötu haberimiz oldu, bilgilendik sayelerinde.. Yalniz benim anlayamadigim bir sey var. Bu insanlar o kadar parayi nerden buluyor? Veya o abuk subuk seylere bi kamyon para harcarlarken icleri yanmiyor mu? Hep mi alisveris yapip, seyahat ediyorlar, hic calismiyorlar mi?
Bir cogunun gelenek göreneklerimizle uzaktan yakindan alakasi yok! Bazen ayni ulkenin insanlari miyiz diye sormadan edemiyorum. Hayir yani ben köy yerinde yasiyor olsam ve o yuzden garipsiyorum desem neyse ama Avrupa'dayim bir de dusunun. Ekonomik olarak esit sartlarda yasayan insanlar yok maalesef Turkiye'de. Kimilerinin bir ayda kazandigi maas, kimilerinin ruj parasina yetmiyor..



Alisveris tutkusu hepimiz de var, biz de aliyoruz ama acikcasi bazilarinin durumu cidden abarttigini dusunuyorum.. Insanlar biraz daha uygun fiyata da gayet bakimli ve $Ik olmayi basarabilir bence. Essek yukuyle para ödeyince dunya guzeli bir afet-i devran olmuyorlar sonucta. Hem olan var, olmayan var dimi ama :p Insanin kanina giriyorsunuz, bunalima sokuyorsunuz bizi, atiyoruz kendimizi alisveris merkezlerine. Sizin yuzunuzden iflas edecegiz !

itiraf ediyorum, en keyifle izledigim bloglar moda bloglari. Böyle de celisirim iste kendimle. Her neyse.. Aslinda ben bloglarin eski tadinin kalmadigindan bahsedecektim konu nereye geldi. Sen bana bakma okuyucu, isteyen istedigini yazar, istedigini paylasir, istedigini alir. Arada böyle bir gelirler bana, terör estiririm kendi capimca. Eskiyi ararim, eskilere özlem duyarim. Sanki yasadigimiz suan hic eskide kalip, eskimeyecekmis gibi..

16 Kasım 2011 Çarşamba

Durdurun ucagi inecek var !

Bana göre en havali meslek pilotluk. Hem mecazi hem de gercek anlamda "havali" bir meslek.. Bi kere adamin isi havalarda, ucuyorlar resmen ya ötesi var mi..
Bir pilotun sevgilisi veya esi olmakta eminim bir o kadar havali bir seydir..
Dusunsenize sevdiginiz adam sizi laf olsun diye degil, gercek anlamda bulutlarin uzerine cikartiyor, ayaklarinizi yerden kesiyor, birlikte ucuyorsunuz. Ne kadar romantik öyle degil mi? Böyle dusunmemde gecen sefer ki yolcugum sirasinda gördugum yakisikli pilotun hic bir alakasi yok tabi ki. Tamam belki birazcik olabilir. Yani birazdan da fazla, aman neysee iste.

Adam Kivanc Tatlitug'un yandan yemisiydi. Aslinda ben sarisinlardan hic hoslanmam, öyle Kivanc'in adelelerine ölup biten kizlardan da kesinlikle degilim. Ha Kenan Imirzalioglu olsa neyse, adam bastigi yeri titretiyor. Bildigin ta$ ! neyse konumuz simdi bu degil. Havaalaninda bekleme salonunda oturmus ucagin kalkis saatini bekliyorduk. ucagin kokpit takimi görundu meydanda, uniformalari cekmisler ustlerine, yuruyusleri bile ayri bir asil. Nedense uniformalilara, özelliklede omzunda apolet olanlarina karsi acayip bir saygi hörmet duyarim. Yalniz bu kez duydugum sadece hörmet duygusu degildi. öhöm. Hani filmlerde esas-oglan veya esas-kiz birbirlerini görurler de etraftaki her sey donar yalnizca onlar agir cekimde hareket eder ya iste öyle bir sey oldu. Herkes dondu o agir cekimde bana dogru yurudu.. Megersem bizim pilot O'ymus. Ustelikte Türk ! daha ne olsundu ! Hayatimda hic bir ucustan bu kadar keyif almadim diyebilirim.. Cunku ben daha ucaga binmeden O'nu görmemle ucusa gecmistim bile. Beynimin icindeki dj duruma uygun fon muzigini caldi " Ucacaksin, ucacaksin havalara ucacaksin, ayagini yerden kesicem senin kalbime konacaksin".

Canim ya bir de o kadar kibar ve mutevaziydi ki, ucaga binerken hostesmis gibi " hosgeldiniz" dedi bize. Ucaktaki tek Turk ben ve kuzendik, herkese "welcome" derlerken bizimle turkce konustuklarina bakilirsa tipimiz ya kezbana benziyordu ya da alnimizda görunmez bi yaziyla "ben Türk'üm" yaziyordu.

Türk filminde Ediz Hun Türkan Soray'la karsilasir ve söyle der; "Merhaba adim Hakan, Turk Hava Yollari'nda pilotum."
Türkan Soray'da der ki " Ne guzel ucuciiiizzz ! "
Benim hayalimde basroldekiler bizdik tabiki :) Ben sevgili pilotumuzla ilgili binbir turlu hayaller kurup coluk cocuga karisirken, o kafamdan gecenlerden habersiz isiyle ilgileniyordu..

"Sayin yolcularimiz kaptaniniz konusuyor.. Turk Hava Yollarinin TK-294 sefer sayili ucagina hosgeldiniz.. " deyisi bile karizma bu pilotlarin.. Hele bir de yakisikliysa pilotunuz ekstra karizma oluyor.. Neredeyse kokpit'e girip Zeki Muren gibi " Durdurun ucagi inecek var" diyip onunla birlikte parasutle ucaktan atlayip, sarkilar söyleyerek asagi inecektim ve mutlu yuvamizin temellerini atacaktim..

Ama yaklasik 4 saat sonra O da kucuk hayallerim arasinda yerini aldi ve maziye karisti.. enamu platonikkkk yani...

26 yasindaysaniz ve hala hayallerle yasiyorsaniz, inanin bana hayat cok foktan...

11 Kasım 2011 Cuma

Nerde bu gözunu sevdigimin 2177 izleyicisi? Kendi basimayim lan burda !

Bir an Ayse'cigin filmindeki gibi butun mahalleliyi toplayip sokaklarda seke seke " hayat sevince guzel" sarkisini söylemek isteyecek kadar $en$akrakken, aniden dibe vurup Orhan Baba'dan " batsin bu dunya" yi söyleyebilirim.. iste böyle de dengesiz bir insanim.. Buna ragmen bir tabur askerden bile daha fazla sevenim var, hepimiz toplanip savasa gitsek kesin galip geliriz o derece. Fekat yeni bir yazi yazdigimda yorumlar nedense 20'yi gecmiyor.. Yoksa beni begen müyür müsünüz? Madem varliginizi belli etmiyceksiniz ne anladim olum ben bu 2 bin küsürden. $urda basima bir is gelse "hoop akilli olun, siz benim kim oldugumu biliyor musunuz? benim arkamda 2000 küsür insan var. Bi islik calsam gelir hepinizi hacamat ederler" diye hava atamadiktan sonra neye yararsiniz siz he? Unlu dusunur Mustafa topaloglu'nun da dedigi gibi "siz de biraz mantik olsa beni severdiniz, gerizekali izleyicilerim benim" ehhum öhöm tamam bu biraz agir oldu galiba, lafin gelisi yani. Ben var hepinizi cok sevmek. Kendimi cok yalniz hissediyorum ama ben burda, nolur alsaniza beni de araniza. Sevin lan beni, ilgi gösterin nüffen :(

Kabul etmek gerekirse blogu aglama duvarina cevirip acayip sIkIci oldugumun bilincindeyim, yani ben de olsam beni okumazdim.. ( bu arada kendimi elestirmeye bayilirim, ama baskasi elestirirse kafa göz dalarim. ona göre)



Neyse ne diyorduk. Hah ruh halimdeki degisimden bahsediyorduk.. Cokta umrumuzdaydi dediginizi duyar gibiyim. Evet, mantikli. Ama bunu followlamadan önce dusunecektin artik cok gec cinim.. Followerligini bil oku! Bak simdi guzel bir noktaya bagliycam konuyu.

Bu sadece bana özgu bir durum degil, biz kadinlarin genlerinde var, kodumuz böyle islenmis bi kere. Anlamaya calisip vakit harcamayin bence.. (kendi anlamsizligimi butun kadinlara camur atarak ört bas etmeye calismiyorum ben tamam mi ! sil o dusunceyi kafandan sil sil sil...)

'Ne guzel olmussun' dediginde, sana bakip 'cirkinmiydim normalde' diyebilecek kadar gariptir kadin milleti.

Kucukte bir sir veriyim mi erkekler! kadinlar yalnizca kadinlar icin suslenir. Sizin icin suslendigini zannedip kendinizi fasulyeden nimet sanmayin.. Ayrica 'kadin dayanismasi' diye bir sey yoktur. Kadinin kadindan buyuk dusmani yoktur ve bir birlerinin ayagini kaydirmaktan baska hic bir dayanisma icerisine girmezler.
Aslinda tek dertleri kendileriyledir, sizse arada piyon olarak kullanilan, parmakta oynatilan birer kukladan ibaretsiniz.. Onlari, yani bizleri anlamaya calismayin, sadece sevin. (Oldugumuz gibi kabullenin.)

Nasil yeterince sosyal bir mesaj oldu mu? :p benden bu kadar anacim.

Arrideverci.

8 Kasım 2011 Salı

ilkokuldayken de sevmezdim baslik bulmayi



Hani olurya insan herseyi yapmasi gerekirken bir anda hicbirsey yapasi gelir,herkesi görmeliyken kimseyi göresi,hani en guclu hissettigi anda aslinda ne de gucsuz oldugunu farkettigi an gibi... öyle iste...

halbuki ne de güzel baslamisti gün... (diger gunlerden hic bir farki olmasa da.)

Kabullendim diyorsun bir an, elimdekilerle yetinmeyi ögrendim.. Hatta bir sure ayni rutinlige alistim zannediyorsun. Her gunun bir digerinin fotokopisi sanki.. Ama öyle bir an, öyle bir his geliyor ki tepetaklak oluveriyor butun erdemlerin, o cok guvendigin sabir tasin bile tuzla buz olmus..

Kendimi cokca tartip sarstigim dönemlerin aksine karar vermekten cok uygulama asamasinda hissediyorum, bilincsizce gelisse de hersey. Basladigim her isi yarim birakmanin vicdan azabi cökuyor icime.. Yarim kalmis islerim, yarim kalmis hayallerim, yarim kalmis yasanmisligim ve yarim kalmis bir ben..! Ne yarim kalanlari tamamlayabiliyorum, ne de kafa karisikliklarimi birlestirip adam gibi bir cumle kurabiliyorum..




Gelir ya üstüne bir daralmislik hissi insanin hani birak 4 duvari bir sehir bile yetmez ya sana... hah! iste o ruh hallerinde tepinirken biz hani kulagina ilisen bir melodii cuk diye oturuverir anin icine. Sözler uysun uymasin ruhunun bam telini titretmesi yeter de artar bile huzunlenmene..

iste replay'e tecavuz ettigim bu sarki da onlardan biri.. Agzimiza etti Halil Sezai..

Bu arada soranlara söyleyim Isvec'e döndum (maalesef). tatil harikaydi. Ankara ve Antalya arasi gidip geldik.. Turkiye sonrasi hep böyle oluyorum ben zaten.. neyse öyle iste.

Arridevercii canlar..

31 Ekim 2011 Pazartesi

Saat 20:13 , kafamda deli sorular..



Geri sariyor insan, geriye dogru evrilmeye. Karmasa artiyor her gün. Herkeste bir telas ...

Sorsam simdi size yasadiginiz en büyük aci ne diye.. ? Ne cok sey siralanir ardi ardina degil mi.. Herkes ne derinden , ne ic ceke ceke, ne agirdan alarak anlatir acisini…

Zaman nasil da cabuk geciyormus meger.. Biz hep bir sonraki adimin pesindeyken, meger ne yollar kat ediyormusuz da haberimiz yokmus..

Her yasanan olay bir iz birakiyor hayatimizda. En zor olani da hayat devam ediyor diyebilmek...

Gunler sonra zorda olsa bloga yazmayi basarabildim.
Dilerim ulkemizin uzerindeki karabulutlar en kisa zamanda dagilir, yoksa biz hepten dagilacagiz gibi duruyor..

Günün sarkisi Niko Vertis

22 Ekim 2011 Cumartesi

Şehidimiz'in annesine yardim

Arkadaşlar bugün Aydın/Nazilli'li Şehidimiz Mehmet Çetin'in yoksullukla boğuşan, evinin elektriği ve suyu kesik,karakış yaklaşırken derme çatma bir kulübede yaşayan ailesi için yardım kampanyası başlatilmistir.
Kampanyayi Ankara'da yasayan avukat ablam ve zannediyorum is arkadaslari baslatti. Tc numrasi dogru ve guvenilirdir..
Hepimiz uzerimize duseni yapip daha fazla kisiye ulastiralim bu yaziyi.

Yardımlarımızı Şehidimiz'in annesi Şerife Çetin'in adına Posta havalesi ile göndereceğiz.

Bilgiler: Şerife Çetin TC NO:258 342 519 54 PTT Nazilli Şubesi.

20 Ekim 2011 Perşembe

Herseyin farkindayiz, herkesinde farkinda olmasini istiyoruz..!




Üsteğmen Murat Bek - Yozgat
Asteğmen Bilal Özcan - İstanbul
Astsubay Başçavuş İbrahim Geçer - Konya
Uzman Çavuş Reşit Ercan - Elazığ
Uzman Çavuş Mustafa Aslan - Çorum
Uzman Çavuş Halil Özdoğru - Sinop
Er Koray Özel - Adana
Er Ramazan Akın - Ağrı
Er Yavuz Çoban - Aksaray
Er Yunus Yılmaz - Ankara
Er Soner Ateşsaçan - Artvin
Er Mehmet Çetin - Aydın
Er Ahmet Tuncel - Bitlis
Er Mehmet Ağgedik - Elazığ
Er Mesut Kazancı - Erzurum
Er Fevzi Kazak - Gaziantep
Er Mesut Cengiz-Hatay
Er Süleyman Kalkan - Isparta
Er Eyüp Çolakoğlu - İstanbul
Er İdris Çam - Kahramanmaraş
Er İsmail İşbilir - Kahramanmaraş
Er Ufuk Bozkurt-Kırklareli
Er Hüseyin Güldal - Kocaeli
Er Volkan Sabaz - Kocaeli
Er Birol Elmas - Sakarya
Er Fikret Özer - Samsun


" Son 30 yilda, hadi 10 olsun, yahu tamam son bir yilda, -yakinin degilse- tek bir 'sehit'in ismi var mı hafizanda?.... Anlayabiliyor musun?" E. Guvenc



..

29 Eylül 2011 Perşembe

Baglasalar Durmam..



Hoscakal sonbahar..



Merhaba yaz.. !

Ne cok özlemistim seni.. Denizine girmeyi, gunesinde kavrulmayi, sezlongunda kitap okumayi.. Nihayet hasret bitiyor..
Evet, iste itiraf ediyorum en sevdigim mevsimimsin sen, YAZ !



Cumartesi sabahi abbas yolcu portakallarim.. Kafami dinlemek, kendimi yenilemek icin tatile cikiyorum.. Rotamiz önce Antalya, sonra Ankara.

Bakarsin orada ilham perim ilhamiyide bulurum ve yepyeni capcanli bir blogger olarak dönerim.. Yoksa böyle giderse blogu birakmam an meselesi.

Yoklugumda blog size emanet. Arada bir gelin halini hatrini sorun blogun, etrafi derleyip toplayin, tozunu alin, pencereleri acin havalandirin.. Spamlari cöpe atin..
emi canlarim.

Dönunceye dek hos-cakalin..

Adios.

22 Eylül 2011 Perşembe

Önemli olan dogru kisiyle evlenmek miydi, yoksa sadece evlenmek mi?



Bir evlilik muhabbetidir gidiyor. Tabi Esra Erol'dan,Zuhal Topal'dan bahsetmiyorum. Bi de sanal ortamlarimiz var o ayri bi rezalet zaten. Bu evlilik muhabbeti benim cevremde. Millet bi an önce evleneyim aman ceyizlerimi hazirlayim diye ugrasiyor.. Bacak kadar cocuklar kocaya kaciyor ya da evlenemedim diye telasa dusuyor.. Hayir yani evlenince ne oluyor basiniz göge mi eriyor? 20'li yaslarin ortalarina geldiklerinde herkeste bir evlenememe panigi ! Ne oluyoruz yahu?

Is yerinde, okulda, apartmanda her yerde vasfi ve zeka duzeyi ne olursa olsun sirf evli diye sizden ustun görulenler oluyor..

Genel olarak baktigimizda butun evlilerin icinde tek bekarsaniz, hele bir de yasca o kisi veya kisilerden buyukseniz aninda zavalli, kiskanc, onlarin mutlulugunu cekemeyen biri konumuna dusebilirsiniz. Sanki bekar olmak bir acizlik göstergesiymis gibi. Sanki hic kimse bizi almiyor, begenmiyormus gibi..
Neden evlenmemenin bir secim olduguna inanmak yerine, uydurulan bir bahane olduguna inaniyor insanlar?

Evlilik ne bir mecburiyettir ne de bir basari göstergesidir.. Yarista degiliz hanimlar.. Kazanmis edalariyla caka satmak niye?

Önce alttan alttan suzulur ve o malum soru sorulur: " sekerim sende hala bir sey yok mu? "

Elinin köru..!

Mesela haftaya Turkiye'ye gidiyorum; " daha yeni gelmistin Turkiye'den, ne o koca bulmaya mi gidiyorsun yoksa? "


Hasbinallah ! Sinirlenemezsin de.. Hele bir sinirlen hemen " evlenemedi ya, evde kaldi siniri ondan" derler.

Sanirim insanlarin cok fazla bos vakti var ki, baskalarinin hayatlarina karismayi misyon haline getirmis ve ulvi görevi layikiyla yerine getirmek icin canla basla beyin ütülüyorlar..
26 yasima bastigimdan beri benim uzerimde uygulanan baskiyi anlatamam.. Ailem sesini bile cikarmazken, bana yedi kat el olan insanlarin hayatima mudahale etmelerinden illalah geldi. Görucu gelmek isteyenleri reddettigimdeyse " aaa niye evlenmiyorsun, ne zamana kadar evde duracaksin? yasin geldi geciyor.." repliklerini ezberledim, hatmettim.

" Ben kendim bulup, severek evlenmek istiyorum" dedigimdeyse bana uzaydan gelmis muamelesi yapiyorlar. Pardon ama bu istegim cok mu anormal bir sey, cok mu gercek disi, cok mu sacma acaba ki duyduklarinda kulaklarina inanamiyorlar ve basliyorlar kinamaya; "biz sevdikte mi evlendik, sonradan seversin"
Katil olmam an meselesi..

Insan sever, sevdigi kisiyle ayni evi, ayni yatagi, ayni hayati paylasmak ister ve evlenir. Buna bi sözum yok.. Ama evliligin -belli bir yasa gelince- bir zorunluluk haline getirilmesi cok yanlis.

Insanlar sirf bu nedenle hayatlarinda kimse olmasa bile kafalarinda belli bir tarih, belli bir model belirleyip "ben su yasima gelince, en gec su tarihte evlenecegim" deme cesaretini gösteriyorlar. Ve bunu basariyorlar da. Sevmenin, sevilmenin bir önemi yok tabi bu noktada, yeter ki evde kalmasinlar, yaslari gecmesin. Tabi böyle bir iliskinin ne kadar saglikli olup olmayacagi tartisilir.

Kim istemez ki yuva kurmayi, ne demisler yalnizlik Allah'a mahsus.. insanin gözunun görup gönlunun sevdigiyle her an birlikte olmasi muthis bir duygu olsa gerek.. Ama bunu yaparken baskalari ne dusunur, ne der diye dusunup bu guzel olayi kosullara ve sartlara baglayarak yaparsak sonunda uzulen yine biz oluruz.

Demet Akalin sarkisinda "evli, mutlu, cocuklu" diyor ya, o 'mutlu' kismi aslinda pekte önemli degil insanlar icin. Evli ve cocukluysan zaten buyuk bir olay basardigin icin otomatikman mutlu oluyorsun..

beheeeyy ne diyelim Allah bir yastikta kocatsin.. Ama bana ellesmeyin.

p.s.: beni bu konuda ve her konuda anlayabilen (ustelikte evli olan) tek insan e.n.k 'tir. Ha bi de kuzen var hakkini yemeyim. ikisine de burdan öpucukler.

17 Eylül 2011 Cumartesi

Ben konusup duruyorum da, ya kimse duymuyorsa :/


[sekil A'da göruldugu gibi, kafasizin tekiyim.]

Evet bildigin yazamiyorum. Cünkü yalnizken tikir tikir yazan ben, yanimda biri olunca yazamiyorum.. Anneminde temelli Isvec'e gelmesiyle, ailenin eksik parcalari da tamamlandi. Her sey cok guzel iyi hosta, misafirlerin de gelip gitmesiyle ev fazla kalabalik olmaya basladi. Yalnizliga sessizlige o kadar cok alismisim ki, bu duruma adapte olmam epey bir zaman alacaga benziyor..

Hal böyle olunca icimden yazmakta gelmiyor.
Tikliyorum yeni kayit butonuna, ekran bana bakiyor ben ekrana..Yazacak seyler mi tukendi? Söylenilecek her seyi söyledim de geriye konu mu kalmadi bilmiyorum..
Dusuncelerimi bosaltmadan nasil dururum bilmem....

Neyse, kafami toparliyim gelirim tekrar.
Oldu o zaman..
öptüm bye.

15 Eylül 2011 Perşembe

Magdurukta magduruk..



Yazliklar, kI$lIklar olarak hic bir zaman ayirt edemezsiniz bu ulkede gardrobunuzu.. Her an firtinaya, siddetli bir yagmura ya da lapa lapa kara yakalanabilirsiniz.. Günes cok fazla yuzunu göstermese de arada bir göz kirpip kacabilir..

Dengesiz hava..
dengesiz insanlar...
dengesiz kosullar..

Stockholm tam bir dengesizler sehri.. Hic bir seyin, hic kimsenin bir ani diger anina uymaz..

Bu sehrin en cok canimi sIkan özelligiyse hava durumu oluyor maalesef. $uanda millet Turkiye'de sortlarla, tisörtlerle gunesin tadini cikartirken biz 10 dereceye talim ediyoruz.. Hava buz gibi, feci sekilde esiyor ve biz coktan atkilari, montlari giydik bile.. Yaz zaten buraya hic gelmemisti ki, gelir gibi yapti sonra tekrar kacti..



icimden avaz avazz bu sarkiyi söylemek geliyor " kadeeeeeeeeeeeeeeeeerr, kaderrrrrr .. sen bize nazik davranmadin..! Hayaaaat hayaat herkese esit yaklasmadin".

$eytan diyor al basini git.. Bu kez seytana kulak verip, ucak biletlerine bakiyim, belki uygun bir seyler bulabilirim..

adios.

9 Eylül 2011 Cuma

Ehlem ve sehlem habibilerim..



Fasli arkadasimizin evinde bir folklör ekibine yetecek kadar geleneksel kiyafet vardi. Özel gunlerde sIk sIk giyerlermis. Yemege gelmeden önce bizden de kendi geleneksel kiyafetlerimizi getirmemizi istedi ama elimizde ne bindalli vardi ne de uc etek. Dusunuyorumda yabancilara nazaran ne kadar az sahip cikiyoruz milli degerlerimize.. Eee vatanini sevmenin ve sahip cikmanin suc sayildigi tek ulke bizim olduguna göre, bu durumu pekte yadirgamamak gerek...



Ben Agfan arkadasimin getirdigi nikah elbisesini giydim. Her ne kadar renkleri baska seyleri cagristirdigi icin hosuma gitmese de genel olarak otantik ve guzeldi.

Nargileyi tamamen ambiyansa uysun diye göstermelik kullandik.
Uzerindeki tozlardan da anlayacaginiz uzere arkadasimiz pekte titiz degildi. Yaklasik 10 yildir her milletten ahbaplar edindim ama biz Türkler kadar temizine maalesef rastlayamadim. Yabancilar dis görunuslerine verdigi özen ve bakimin yuzde birini bile evlerine göstermiyorlar, ya da suslenmekten vakit bulamiyorlar bilemiyorum.. e.n.k ile ben her gördugumuz pislikte birbirimizin gözunun icine bakiyorduk :) biz sustuk gözlerimiz konustu yani. Yemekleri de bu nedenle öyle cok istahla yiyemedik.



Biz uc Türk kiyafetleri görunce sevindirik olduk :)

Bari adam akilli egnelimde gecenin hakkini verelim dedik ve oryantal ögretmeni olan arkadasimizin bize yaptigi sahane gösteriden sonra, göbek atmaya özenip kivirmaya kalktik ama bu konudaki beceriksizligimiz fotograflara bile yansimis..





giydik giydik cikardik..


$u siralar arap dunyasiyla pek bir hasir nesir olduk. Cok kati kurallari olmasina ragmen giderek arap kulturune isinmaya basladim.



Bu arada bizim dizileri izlemeyen ulke kalmamis maasallah. Etrafimda kimi görsem Türk dizilerinin guzelliginden bahsediyor. Hatta bir cogu Kivanc Tatlitug'un fanatigi olmus.

Arap sarkicinin biri sirf klibinde oynatabilmek icin essek yukuyle para ödemis Kivanc'a. Klipte, sarkida, sarkiyi söyleyen terazi lastik jimlastik her yeri estetik olan hanim abla da berbat ötesi. Ama Kivanc'in hatrina izlenir. Merak edenler icin klip burda.

Siz ingilizce dizilere ayilip bayiladurun, türk dizisi izleyenlere uzayli muamelesi yapip asagilayin, elin arabi, özbeklisi, rusu yerlere göklere sigdiramiyor bizi..

Biz kendi kendimizi hor görup sevmezken tum dunya hayran kaliyor haberimiz yok..

8 Eylül 2011 Perşembe

Fas, Irak, Afganistan ve Türk mutfagi bulustu.



Yeni evli olan Fas'li arkadasimizi hem tebrik etmek hem de yeni evini görmek amacli cumbur cemaat aksam yemegine gittik. Butun arkadaslar kendi memleketlerine özgu yemekler getirince ortaya tam bir dunya mutfagi cikti .Ortadogu desek daha dogru olur gerci. :) Kimisi damak tadima uymadi ama cogu lezzet seylerdi.


Gunun spesyalitesi Fas'a ait olan bu yemekti, ismini animsayamiyorum ama tercume ettigine göre tavuk mezari gibi bir seydi (tavuklari sehriyelerin altina gömmus cunku) Icinde hem eksi, hem tatli, hem aci, hemtuzlu her turlu tat vardi. Ben begendim. (uzerindekiler; pudra sekeri, tarcin, badem, haslanmis yumurta. altinda da tavuklar var)


Bu ortaki yemekse Irak'a ait arap usulu dolma. Bizimkilere nazaran cok daha iri ve tavukla pisiriliyor. Icindeki beyazlarsa sogan dolmasi. Eksili ve guzeldi bence. Bizim sarmamizin yaninda yavan kaliyor. Onun yanindaki uzumlu sehriyeli yemekse Afganistan'in geleneksel yemegiymis. Ayni sekilde o da butun tatlarin birlesiminden olusuyordu, acikcasi onu pek sevmedim.



Masada yer almayan daha bir cok yemek vardi ama fotograflamayi unutmusum. Mesela corbalar bizim mercimek corbasina benziyordu ama icinde köri baharati vardi. Ilginc bir tat deneyin. Köftelerin sirrini cözemedim, kisirsa bizim Türk mutfagindan.



Hindistan cevizli kakao toplari.


Dag gibi bulasiklari gören Arkadasimin $ok ani :)



Neyseki bulasiklari e.n.k'in ve Mariam'in uzerine yikti da kurtuldu :)




Bunlar da evinden kucuk kareler. Arap usulu sus esyalari.. Aslinda daha cok fotograflamistim ama e-n-k'cim sagolsun göndermeye usenmis. öpucuklerimi yolluyorum O'na burdan :* (anladin sen onu ganga)



iste bu da katliam yaptigim hancer.. Suc aletim.



Fas'li arkadasimin uzerindeki kiyafette geleneksel kiyafetleriymis, onlari da bir daha ki postta görsellerim.

Bu aralar hic vaktim yok, yazilarin kisa ve gelisi guzel olmasi bu yuzden canlarim..

5 Eylül 2011 Pazartesi

éLLa cinnet gecirirse.

$iddet icerikli bir yazidir, lutfen cocuklarinizi ekrandan uzak tutunuz..!


Asagidaki resimlerde genc bir kizin cinnet anina sahit olacaksiniz..



Olayy! olaaayy olaaay!

Önce arkadaslarini dogradi, sonra kendine harakiri yapti..



Bunalimda olan genc kiz, dehset sacti.. DANNNNNNNNN!









Sonunda olan oldu cinnet gecirttirdiler bana.. Gun gecmiyor ki bir atraksiyon yasamayim. Her gun ayri bir bela musallat oluyor basima. Mesela dun insanlik edip evimize buyur ettigimiz uzaktan akrabamizin kizi, bir anlik boslugumdan istifade edip odama girmis ve butun degerli esyalarimi calmis.. Simdiyse inkar ettigi yetmiyormus gibi anne-kiz bir de bana iftiralar atiyorlar. Nasil bir pislige bulastik ben de bilmiyorum. Evimize de ilk defa geliyorlardi ve o kizdan baska kimse yoktu ortalikta gezen, butun deliller onu gösteriyor ve biz yuzde bir milyon o kizin yaptigindan eminiz... Bir saat icinde olmus ne olduysa. Artik kime guvenecegimizi sasirmis durumdayiz, ailenin de huzuru kacti..Allah'a havale ettim, hayrini görmesin insallah.

Fotograftakiler maalesef o kiz degil, arkadaslarim.. Ama o kizin olmasini suan öyle isterdim ki anlatamam :)


Dunden beri sinirden kuduruyorum. Bazi zamanlar insanlarin neden cinnet gecirip katil olduklarini anlayabiliyorum. Öyle durumlar yasaniyor ki, gercekten insanin gözu karariyor.. Onlari hakli cikarmiyorum tabiki ama dun yasadiklarim bir insan evladinin nasil zivanadan cikabildiginin kanitiydi. icimden öldurmek gelmedi desem yalan olur, ama yapamazdim tabi. Onlari dograyamacagima göre ben en iyisi kendimi kesiyim dedim.

Nelveda blog alemi..




Not: bu fotograflari baska bir gece arkadaslarimlayken girgirina cekmistim ama yazinin ana temasina cok uydu, kullanmak istedim.. O geceyi de daha sonra ayrintilariyla anlaticam, suan moralim cok bozuk.

31 Ağustos 2011 Çarşamba

Yirmi6 ( owww yeahh ! ) :/



Yarin (1 eylül) benim dogum gunum. Biliyorum cok heyecanlisiniz.

Yurt genelinde ve tüm Evropa'da senlikler baslasin. Bir éLLa kolay yetismiyor..

Yillar ne cabuk gecti, hangi ara 26 oldum bilemiyorum...

Bana soracak olursaniz butun gun boyunca en siyah kiyafetlerimi giyip yorganin altindan cikmamayi dusunuyorum..
Bu yuzden "dogum gunun kutlu olsun" demek yerine "acini paylasiyorum" deseniz daha yerinde olur bence.
Dilekolay 26 yasima basiyorum, boru degil. ühü:/


Facebookta pusuya yatmis saat 12' yi bekleyen "iyi ki dogdun"cular klübünden cok pis tirsiyorum. Saldirilara karsi celik yelegimi giydim bekliyorum.

Aci yok raky, aci yok..!



Nevaleyi hazirladim bunalima girmem icin gerekli butun malzemeler hazir.
Cikolata,
icecek,
bir kutu kagit mendil,
pamuklu battaniye,
ve pembe dizilerim..

Bayram ziyareti nedeniyle beni bu plandan mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahlarim olacaktir... Ama yilmak yok yola devam !