2 Mart 2011 Çarşamba

Bu bildiriyi elinizden geldigince yayin !


Bir ülkenin internet deneyimi ve tarihinin sansürlerle anılması çok trajikomik bir durumdur. İnternetin özü olan birey haklarının ve bireysel özgürlüklerin kısıtlanması, sosyal medya dünyasının özüne tamamen aykırıdır.

Bizler; Türkiye’nin dört bir yanından profesyonel veya amatör olarak blog tutanlar, internette günlük yaşantılarını ve birikimlerini ve deneyimlerini diğer insanlarla paylaşma hevesiyle tutuşan herkes, gelişmeleri endişe içinde izlemekteyiz.

5846’nci no’lu kanunun esnekliğinden mütevellit, 1 Mart 2011 günü, Google’a ait olan ücretsiz blog servisi Blogspot, Digiturk grubunun açmış olduğu dava sebebiyle erişime kapatılmıştır. Süper Toto Süper Lig’in yayın haklarının sahibi olan Digiturk bu davada, korsan olarak LigTV yayını yapan kişilere karşı kendi haklarını savunmak amacıyla hukuki süreç başlatmıştır. Ancak ilgili kanun gereği yasaklamaların, sitelerin adresleri ve alt-domainleri üzerinden değil; IP adresleri üzerinden yapılması sebebiyle Blogspot’a ait birçok ilişkili IP aralığı erişime kapatılmıştır. Böylelikle de binlerce blogger’ın kişisel sitesi sansür kurbanı olmuştur. Bazı bloglara bazı anlarda girilmesinin sebebi ise aynı IP üzerinde birçok blogun yer alması ve aslında her IP’nin yasaklanmamış olmasıdır.

İlgili kanunun esnekliğini ve nelere yol açtığını geçmişte birçok kez görmüşken, devlet sansüründen dolayı binlerce site yasaklanıyorken, Digiturk ve Google’dan daha duyarlı davranmalarını beklemek tüm blogger’ların hakkıdır. YouTube’daki korsan maç yayınlarını kaldırmak için yapılan özel yetki anlaşmasının bir benzerinin de Blogspot için yapılması ihtimal dışı değildir. Bugüne dek Digiturk ve Google bu konuda masaya niçin oturmamışlardır? Google kendi kullanıcılarının hakkını neden savunmamaktadır? Digiturk böyle bir topyekün sansürün yaşanacağını bile bile neden hâlâ, tek amaçları düşüncelerini diğer insanlarla paylaşmak olan bloggerları mağdur etmektedir? Öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti’nin yasa koyucuları, vatandaşlarının ifade özgürlüğü hakkının gasp edilmesine neden hâlâ göz yummaktadır?

Kaldı ki bu korsan yayınları yapan kişiler, teknik bilgileri yüksek olduğundan bu yasaktan etkilenmemektedir. Tam tersine bu sansür, tek amacı blog tutmak olan internet kullanıcılarını etkilemektedir.

Digiturk, Google ve Türkiye Cumhuriyeti devletini artık bu sansür ayıbına karşı duyarlı olmaya, tüm sansür karşıtı internet kullanıcılarını bu harekete katılmaya ve tüm basın mensuplarını ifade özgürlüğüne destek vermeye davet ediyoruz.

Tüm Blogger’lar adına,

Bloguma Dokunma

Kaynak :
http://facebook.com/blogumadokunma
http://blogumadokunma.tumblr.com
blogumadokunmailetisim@gmail.com

11 yorum:

julia dedi ki...

bu kadar saçma bir şey daha görmedim.
dns ayarlarıyla oynayıp girebildim ancak.işte böyle demokratik bir ülkede yaşıyoruz.

Erkan Şen dedi ki...

Olay biraz da Google şirketinin Türkiye'deki mahkeme kararlarını takmamasından kaynaklanıyor. Başka bir ülkede telif hakkı ihlali olduğunda saniyeler içinde içerik yayından kaldırılıyor. Bunun için mahkeme kararı bile gerekmiyor.

Ancak aynı uygulama Türkiye'de mahkeme kararları olmasına rağmen göz ardı ediliyor.

Türkiye'de ofis açmalarını isterken Bakan da bunu göz önünde bulunduruyor ve hem vergilendirmeyi hem de kontrolü amaçlıyordu.

Şimdi bir de şu açıdan bakın. Bu konudan şikayet eden birçok kişi dahi kendi yayınları için telif hakkı uyarılarında bulunup, kendilerinden izin alınmasını isterken. Hatta sağ tıklama yasakları ve bilimum uğraşlara girerken Digiturk şirketinin milyonlarca dolar ödeyerek kazandığı bir telifi korumaya çalışması çokta anormal bir durum değil.

Burada Google başka bir uyanıklığı daha dikkate değer. Aynı taktiği youtube yasaklandığında da kullanmıştı. Şu an çeviri servisi gibi bazı servislerde çalışmıyor. Bunun sebebi bu servislerin de aynı adreslere yönlendiriliyor olmaları. "Bence" bunu mağduriyeti artırrak baskı oluşturmak için kullanıyorlar ki bu başlı başına kötü niyetin bir göstergesi.

Teknik açıdan bu yasakları daha mantıklı şekilde uygulamak mümkün. Hatta bu yasak yönteminin işe yaramadığı da ortada. Öyle ki yasaklardan şikayet eden hemen herkes sisteme erişebiliyor. Ancak bu ortada bir suç olduğu ve bu suçun gereği olarak yapılması gerekenleri Google şirketinin yapmadığı da ortada. Yoksa kimse Ahmet günlük tutuyor diye bu siteleri kapatmaya gitmiyor. Elma ile armudu karıştırmayalım lütfen.

Not: Yorumumu telif hakkı olmadan her yerde paylaşabilirsiniz!..

tekinsizmecra dedi ki...

Herşeyi geriden geriden takip eden bir ülke olarak açıkçası bu olanlar beni hiç şaşırtmıyor.
İnternet denen teknolojiyi bile kullanma özürlüyüz.
Bunu bile beceremiyoruz.
Yani demokrasi, özgürlük, kişisel hak vs..bunlar çok sonra gelen şeyler..O kadar geriyiz ve gericiyizki. Ortada internet denen bir teknoloji var ve bunun yasası eksik yok bilmem ne kanun boşluğu..ya acınası durumdayız öfkeden yazamıyorum..

Korhan dedi ki...

Erkan Şen;

Muhteşem içerikli yorumunuzun telif hakkı olmadan paylaşıma açılması muhteşemmmmmmm...

Türkiye mahkemelerinin yapısını ve karar alma mekanizmasından hiç bahsetmemişsiniz ama?

Google haklı olarak mahkeme kararını takmıyor,sizin takıyor olarak nitelendirdiğiniz ülkelerde belki oluyordur ama tellak resmi koyduğunuzda "gururumuz incindi!" diye mahkemeye koşan hamamcılar odası gibi kurumları olan bir ülkede uğraşmaya değmediğini düşünüyorlardır.

Bakan tabi ki ofis açmalarını ve vergilendirilmesini ister. Aynı bakan tezekten dahi vergi alıyor. (doğrudur araştırınız) Sadece pırlantadan alınmıyor biliyorsunuz. Sizin bakanının demek istediği "milyarlarca dolar kazanıyorlar bize bir çorba parası atmıyorlar" demektir ancak..geçiniz..

Digiturk'un ki gibi davalar dünya'nın her yerinde var kimse toptan servis kapatılmasına gitmiyor. Kaldı ki bloggerlara açılan "tayyibi eleştirme" davaları da düşünüldüğünde digiturk olayı fazlasıyla göstermelik bu kadar insan da aslında bunun kavgasını veriyor. Ben bu kadar blogda bu kadar kişide sizden başka bu sitelerin "ahmet günlük tutuyor" diye kapatıldığını sananı görmedim. Yani elma ve armutla sizden başka kimsenin sorunu yok sanırım..

Not: Sıçar gibi yorum yazmadığım için lütfen başka yerde yorumumu kullanmayınız!..

mefisto dedi ki...

erkan şen; hınzır seni..

Judy Abbott dedi ki...

blogspot ve engellenen diğer tüm sitelerin bir an önce özgürlüğe kavuşmasını istiyorum. bizi salak yerine koyup ekranda sigara vs mozaikleten rtük'ün de defolup gitmesini istiyorum. bu ülke bu adamların eline mi kalacaktı:((

Erkan Şen dedi ki...

Fikir sahibi olmadan zikir sahibi olan biri ile aynı seviyeye inecek değilim.

Yorum biraz uzun olunca buradan gönderemedim. Şu pencereden de bakmayı bir deneyin: http://farklibirsey.erkansen.com

Adsız dedi ki...

E.ŞEN: Megalomansı karalamalar..Fikir,zikir
seviye ölçültlemek Ulemaların meziyetidir:)
Matah mı? yekpareliğe paralize olunmak, "bildik birileri"nin mi aduketliğini yapıyorsun?/:S
cml.

Korhan dedi ki...

Tam tersine ben kardeşe hak veriyorum. Cahil adamın fiks davranışıdır her şeyi bildiğini sanmak ve kendisiyle aynı at gözlüğünden bakmayana hırçınlaşmak. Bu tarz yasakları savunup onlara kılıf uydurmakta hangi kesimin huyu bunu da biliyoruz. Her halükarda bir reklam şansı da verilmiş oldu işte blog adresleri falan dönmeye başladı. e daha ne olsun di mi hacı? :)

Erkan Şen dedi ki...

Seviyesizlik olarak neyi niteledigimi Korhan'in yorumuna bakarsan anlayabilirsin. Hala anlamadan ve bilmeden konusmak gibi bir meziyeti de var arkadasın.

Ben burada bildiklerimi değil ilgili kisilerin açıklamaları ve uygulamalarını aktarıyor ve onlara yorum yapıyorum.

Ayrıca paylaştığım bağlantının blogumla alakası yok.

Adsız dedi ki...

Sayın Şen! Bildik dediğin badem çiçekleri mi? Biz seviyesizliği sizden iyi bilenlerdeniz. Yorumcu gibi değil! yorum yaptığınız bloga, kaşıt! yorum yapan, mümtaz kişiylere aften, hangi hakla görüş ayrılıcağındaki yorumcunun düşünce özgürlüğüne gem vurma cesaretini kendinizde buluyorsunuz? size tüyo verme cesaretini veren kurumları açıklayın lütfen! kriptolar sizde saklı kalsın! hangi cemeaata hizmet ediyorusunuz? açıklarmısınız?:(
cml