31 Mart 2011 Perşembe

Bugün Allah'tan bi$i istedim. Sansini zorlama dedi.



Elimin hamuruyla oturdum blog yaziyorum.. Burada bahsedilen hamur, erkeklerin bizi "elinin hamuruyla" diye baslayan basma kaliplara soktugu degil, gercek anlamdaki hamurdur. Böyle gelmis ama böyle gitmez. Kadin denen di$i, hayat ve akil simgesidir..Her seyin farkindadirlar.. Ve erkekler catlasa da patlasa da kaderleri kadinlarin elindedir.
Laf arasinda kadinlarin zekasini hafife alan erkeklere de laf sokmus olmanin gururuyla yazinin gelisme kismina dogru dört nala ilerliyorum.. Kek yaptim canlarim, ama bu kez pek bir yavan oldu sanki.. Hayat gibi..

Pofuduk sabahligim, pofuduk terligim, pofuduk kekim -ya galiba benim pofuduk olan seylere karsi bir zaafim var, cok seviyorum- bu uclu inanilmaz keyif veriyor bana, tabi bir de cay ve dizi.. Günün en keyifli saatlerini bu seylerle yasiyorum..$imdi de o anlardan biri.

Nerdesin? Ne yapmaktasin diye soranlar olmus, valla bir aktiflestim ki sormayin gitsin. Insan sosyallestikce, internetten soguyormus. Burdan internet bagimlisi olanlara "asosyalsiniz oluummm" göndermesi yapmiyorum tabiki, ama insan gercekten vakit bulamiyor nete girmeye, vakit bulsa da belli bir zamandan sonra icinden gelmiyor..

Yillar gectikce insan daha da mi sessizlesiyor ne? Olgunlugun getirisi de olabilir bu bilemiyorum.. Sessizligi hafife almayin, sessizlik cok önemli bir silahtir, yavas yavas karsinizdakini kontrol altina alirsiniz.. Tabi bu benim gibi cenesini tutamayan ve özü sözunde olanlar icin imkansiz.. Özellikle haksiz bir durum karsisinda asla sessiz kalamiyorum ve bu yuzden de hep kaybeden taraf oluyorum.. Tepkileri uzerime paratoner gibi cekiyorum..
Niye bilmiyorum ama fazla sessiz,masum ve aptal derecesinde saf görunen insanlar beni daima korkutmustur. O sessizligin ardinda ne firtinalar sakli kimse bilemez.. Her seye ragmen net olmakta fayda göruyorum.

Bir daha ki sessizligimi bozuncaya dek, ho$tcakal okuyucu..




bu kiz pek seker, dinleyin gari.

25 Mart 2011 Cuma

Elemtere fi$, kem gözlere $i$. [ Kahve Fali ]

Hatir icin cig tavuk yemek bile, hatir icin kahve icmekten daha kolay gelirdi bana inanin.. Zira bu hayatta nefret ettigim iki sey varsa biri sigara, digeri kahvedir.. Bunu her söyledigimde hayatin ve agzimin tadini bilmedigimle yargilansamda bu böyle. Herkesin bir huyu var iste degistiremezsin.

Yillardir türk kahvesi görmemis olmanin $evkiyle midir nedir, bir hevesle misafirlerime özenle kahve pisirdim ve eslik etmek acisindan ilk kez türk kahvesi ictim.. (Kiz istemeye gelindiginde bile cay pisiriyorlar burda..) Bol sütlü, sekerli, köpük köpük yapinca o kadarda fena gelmedi tadi. Yeri gelince kahve sevmeyen insanlara kahve bile icirten, cok iyi kahve fali bilen insanlarla karsilastigim zamanlarda bile icmemistim halbuki bu mereti.

Acikcasi ben fala filan inanmam.. Kimi insanlar hakkinda bir seyler bildigi insanlarin , beklentilerini de sezince sallamalar yapiyor. Mesela annesi hastadir, evlenmek istiyordur, haber bekliyordur vs... " Aaa surdaki kusu gördun mu, bak sana kismet var.. Bi yol var ucunda da mutluluk görüyorum, biri o mutlulugun orda seni bekliyor, bi akraban ya da bi dostun olabilir felan" komik geliyor bana böyle seyler, o yuzden hic baktirmadim ama bazilari harbiden biliyor bu isi..

Internetten okumustum bir ara. Osmanli zamaninda fal baktiracak kisilerin her birine farkli bir fincan verilirmis, fala bakacak olan kisi ayri bir odada oturur ve de hangi fincanin kime ait oldugunu bilmezmis. Fala bakarken de simdi mavi cicekli fincana bakiyorum falan deyip baslarmis anlatmaya. Aslinda isin raconu budur, kimin falina baktigini bilmeyeceksin.. Böylece tipine bakip atmasyon yapmasi da önlenmis olurdu aslinda.



Her ne kadar fala inanmasamda, hayatimda ilk kez kahve icince hep yapmak isteyipte yapamadigim hareketi yaptim, fincanimi ters cevirip sogumasini bekledim. Kimsenin fal bakmayi bildiginden degil, tamamen girgirina :) Ama fincani kaldirdigimda gördugum manzara hic faldan anlamayan birinin bile görecegi buyuklukteydi. Ortadaki essek kadar gözu yukardaki sekilde göruyorsunuzdur. Cok fena nazara gelmisim ben dostlar, gözu olanin gözu ciksin ne diyeyim. Bir de koca basli yilan var ki, o da dusman demektir, ayagina dolassin kötulugu emi.



Ikinci sekilden hic bir sey cikaramadim maalesef. Bilenlerin yorumuna sunuyorum.

18 Mart 2011 Cuma

Ne oldum degil ne olacagim da degil, ben ne yapiyorum demeli insan




"Bu hep boyle mi devam edecek? " . sorusunu kendinize ne kadar cok soruyorsaniz o kadar cok Allah belanizi vermis demektir.. Günde bir milyon kere bu soruyu kendime sorup cevabini bulamadigimi dusunurseniz ruhumdaki derin boslugun marriannes cukurundan daha derin oldugunu saptayabilmeniz hicte zor degil..



Savaslar, krizler, afetler ve de soguklar. $öyle $ensakrak yaziyim ortamin havasini dagitayim dedim ama yok,ilham perim bile israrla bunalimda..
Dünya hali, ev hali, is hali derken bir de baktik ki ictigimiz caydan sarhos olmusuz, dinledigimiz caz müzikse Müslüm baba etkisi yapip kederlendirmis bizi. Hatta bir ara e.n.k'le kahve ve cayimizi serefe tokusturup, hic alakasi olmayan bir sarkida zilgit cekerken bulduk kendimizi :) Sanirsin ki cafede degil de meyhanedeyiz.. Zaten biz ne zaman bir araya gelsek derin mevzulara dalar, isin icinden cikamayiz.Ha ama arada bir sacmalayip gülme krizlerine girdigimizde oluyor tabi..


Aslina bakarsaniz devletin basina e.n.k ve beni getirseler bir yil icinde ulkeyi dunyanin bir numarali ulkelerinden biri haline getirmezsek serefsizim.. O kadar da iddialiyim evet.!



Insan hayati o kadar ucuzlasti ki, Azraile özenip bu isi meslek edinenlerin sayisi giderek artiyor.. Gun gelecek kendi cellatlari olacaklar ama ne fayda.. Bir yerlerde ölumun soguk yüzü cayir cayir yakarken insanlari, benim icim daha da usuyor... Ü-$ü-yo-rum! Hal böyleyken bizim hayatimizdan sikayet etmemiz ne haddimize! $ükürse $ükür, yetinmekse Allah'ina kadar..!



Radyonun fisini cekersiniz ve müzik biter hani.. Ölüm de bunun gibi bir sey iste. Fi$in cekilir hayat biter.. Bu kadar basit olmamaliydi diyor insan, ama oluyor.. Madem 2 dk sonra yasayacagimin garantisi yok her animi degerlendiririm diye dusundum ve butun bosluklari dolduruyorum.. Lakin eskisi kadar keyif vermiyor bazi seyler..



Her dönemin kendine has kokusu, havasi vardir ya hani.. Burnuma gelen keceli kalem kokusuyla 10 - 11 yaslarima döndum az önce.
Bizim zamanimizda internet yoktu mesela.. Bestas vardi, cincan vardi,celik comak vardi. Dostluklar "follow" ile "like" ile olusmuyordu.. "herild yani, hey maykil versene borc, olmaz maykil yandan kaykil" populerdi laflardi bizim zamanimizda. Oha falan olan nesilden degildik yani.. Anket ve hatira defterlerimize "sepet sepet yumurta sakin beni unutma" yazardik olur biterdi. Izleyici sayisi artsin diye suslu laflar edip, kasmak yoktu. Her sekilde makbule gecerdi ictenligin.. Ama Sezen Aksu'nun da dedigin gibi "eskidendi, cok eskiden"..

Bu arada meteoroloji kar soldan soldan gelecek diyor.. Bana yine geldiler dostlar, bana yine geldiler. Ani ani gidiyorlar..

14 Mart 2011 Pazartesi

Bir rüya gördüm, hayatim degisti...



Yatagimin ucunda otururken, duvarda asili kocaman ayna ilisti gözume.. Yillardir odamda duran aynanin kenarlarinin bu kadar keskin oldugunu ilk kez farkediyor olmam sasirtmisti beni.. Dokunsan paramparca olacakmissin gibi bir hava veriyordu.. Nedendir bilmem bedenim her zamankinden yorgun, uzerimden fil gecmiscesine halsiz geliyordu bana.. Guclukle ayaga kalkip aynanin karsisina gectim.. Fakat o da neeee!!! 70-80 kilolarinda, boyu benimle neredeyse ayni, sirti hafif kamburlasmis, ak sacli, sarkik göguslu, kirisik suratli bir kadin duruyordu karsimda. Muhtemelen 60 yaslarinda falandir diye kafamdan hesaplar yaparken, bir anda gözlerini farkettim. Acik kahverengi, biraz hüzün dolu, biraz muzip, biraz alayci, bir cok anlamlari barindiran gözleri vardi.. Gülümsüyordu.. Aman Tanrim bu benim gözlerimdi, bu yasli kadin bendim ! Vucudum titremeye, bacaklarim salinmaya basladi.. Tekrar eski halime dönerim umidiyle dehset icinde gözlerimi kapatip tekrar actim, ama ise yaramadi, yasli kadin hala oradaydi...

Bir gecede nasil olurda bu kadar sismanlayip yaslanirim, yillar nasil gecti de ben farketmedim diye cildirmanin esigine gelmisken birden kapi caldi..
Gelenler Ajda Pekkan ve Nebahat Cehre 'ydi. Uzerimdeki $oku atlatamadan, hala dipdiri capcanli olduklarini görunce o kadar yikildim ki, karsimdakilerin birer ünlü oldugunu bile kaniksayamadim.. Tam bana teyze diyip elimi öpmeye kalktiklarinda kan ter icinde sicrayarak uyandigimi hatirliyorum.. Meger hepsi bir kabusmus, ama ben bunun bir kabus olduguna sevinmekten ziyade hala nasil olupta o kadar igrenc bir insana dönustugumun uzuntusunu yasiyordum.

Allah cezasini vermesin éLLa sen misin o kebaplari, patates kizartmalarini cikolatalari hüpletip, millet yeme dedikce "atin ölumu arpadan olsun" diyen. Sen misin yiyip yiyip sistikten sonra pantolonun ust dugmesini acip sele serpe yan gelip yatan.. Sen misin bakim yapmaya usenip, paspal paspal gezen. Al iste Allah'in sopasi yok, dedim ve hemen o gün spor salonuna kaydoldum.
Erken yasta mortingen olamazdim, neden ben de 90 yasima geldigimde arkadan liselik önden muzelik gibi durmayaydim, hI?

Butun bunlara teyzemlerdeki o lanet tarti sebep oldu aslinda. Tartinin ibresi alinan 4 kiloyu zonkkkkkk diye gösterince, bilinc altim yerle bir oldu tabi.. Oysa ben hep yiyip yiyip kilo almayan o nefret edilesi kizlardan olmustum.. hayatimda hic rejim yapmamistim.. Kesin nazara geldim..!!!!!
Velhasil hirs yaptim canlarim.. Hatta..... O kadar gaza gelmisim ki 25 yilin acisini bir gunde cikarttim, yuklendim spor aletlerine. Ve suanda parmagimi kimildatsam acidan kivraniyor, ciglik cigliga bagiriyorum...

Avrupa kitasinin kalabalik,isiltili büyük bir kentinde 25 yilin cogunlugunu tv karsisinda marshmelow yiyerek gecirdigimi dusunursek, ne kadar istikrarli ve mucadeleci bir insan oldugumu gözler önune sermis oluruz zannumca.

Ama yoook...! Artik bu hantalliktan kurtulmanin vakti geldi.. Saka bir yana esas önemli olan sebep saglik.. Iyice unutkan, usengec, halsiz ve cekilmez bir insan oldum ciktim. Gögsumdeki kistlerin sayisi giderek cogaliyor.. Bana biraz enerji, motivasyon lazimdi.. Hem Atatürk ne demis " saglam kafa, saglam vucutta bulunur"..

O halde dedim; uygun adim ileri, mar$ !



Kenan Dogulu - Kursun Adres Sormaz Ki

Ah ne cok severim bu sakiyi, ne cooook , ne cookkkkkkkkk...

9 Mart 2011 Çarşamba

Prensesimle tanisin.. (obs! hamileler bakmasin!)



Arada bir topuklu ayakkabilarimi ve makyaj malzemelerimi gaspetse de bu tatli cadiyi cok seviyorum ben. Teyze anne yarisidir derler ya, ben %75 lik bir yukselisle yaridan da fazla annesi sayilirim onun, ne de olsa elimde büyüdü... ilk kelimesi jeje oldu (teyze yani).
Bu yazimda da bahsetmistim ondan blogumda.
.

Mart ayi kedilerin azma, kadinlarinsa dogurma ayiymis sanirim. Herkes bu ayda dogmus, hediye almaktan iflas bayragini cekecegim yakinda.

Bugünde prensesimin dogum günü.. Fotograflarda öyle hanim hanimcik normal bir cocuk gibi görundugune bakmayin, bence cocuk kiligina girmis koca bir yetiskin o.
IQ'su 170 basiyor yavrumun, zeka küpü maasallah. Butun zekasini zerafetini benden almis ayni ben :p ( Tr'deki teyzesi itiraz edecektir bu lafima kesin:p)



Onun yaptigi espirileri twitter fenomenleri bile yapmiyordur emin olun, ustelik cokta iyi bir danscidir benim sipam, tam bir firlama.. Daha bu yasta gördugu herkesin taklidini yapabiliyor, gulmekten öldurur beni her seferinde.Onunla cocukmus gibi konusanlara öyle zekice cevaplar verir ki agzi acik kalir milletin :) Ne$e kaynagim o benim.


Teyzesi gibi kokos, fotograf cektirmeye de benim gibi bayilir.. Allah uzun, mutlu ve saglikli bir ömur nasip etsin kuzuma..

Bugünlerde yine hamaratligimiz ustunde, bayanlara tarif vermeyeli epey olmustu. Hepsini tek tek yazmaya useniyorum. Siz hangisinin tarifini merak ediyorsaniz sorun yorum kisminda yazarim..


Klasik mercimekli köfte ya da mercimekli kisir. her neyse iste. Susleme bana aittir. Kisirdan cok domates kabugundan gül sekli yapmak yordu beni. Pekte beceremedim zaten.



Yulafli bögurtlenli pay.. Vanilya sosuyla servis ediliyor..


Havuc salatasi ve rus salatasi.



Cikolata soslu kakaolu kek.


Nisastali un kurabiyesi..
Bu kadar.



Bir de cok sevgili ikoncanlarimiz diy diyci hatunlarimizdan bir ricam olacak. Ben sac bandi takmaya bayilirim ama genelde koca kafami sIktIklari icin hep basimi agritirlar, bir saatten fazla takamazdim. $imdi telli bandanalar cikmis, istediginiz sekle girdigi icin ebatini ve boyutunu kendiniz ayarlayabiliyorsunuz.. Cok rahat ve $Ik bence. Ben bunu H&M de buldum ama cok fazla cesidi yok henuz.. Bizim maharetli blogger hatunlari bunlardan bolbol uretsin. Ben hepsine talibim..


Bastan savma bir yazi oldu ama napalim, sansurden sonra yazi yazma $evkim kirildi. Fotonun bol, yazinin az olmasinin sebebi budur.. Bence siz de inadina yazmaya devam edin..
Kacanzi.. Hepinizi öpenzi.

3 Mart 2011 Perşembe

Devrik ama devrilmeden yaziyorum simdi..



Yirtariz dns ayarlarini enginlere sigmaz tasariz.
Hangi digitürk bize zincir vuracakmis sasariz..

Yurt disindakilerin blogu kapanmadi tabi tuzlari kuru diye sitem edenler olmus, emin olun en az sizin kadar uzuldum memleketimin bu icler acisi haline. Sizin aciniz benim acimdir canlarim, siz olmazsaniz blog yazmanin ne anlami kalir ki.. Hatta bi ara hevesim kacti, blog yazmayi birakiyim diye dusundum ama sonra neden pes eden ben oluyum ki dedim. Eskisinden daha fazla yazip inadina mucadele etmek varken! Zaten yakinda 'sen cok oksijen tuketiyorsun' diye akcigerlerimize de yasak koyarlarsa hic sasirmam.

Son zamanlarda bloggerlarla epey ugrasanlar var. Bir blogger'a acilan davanin hemen ardindan, digitürk'ün bütün blogspotlari sansürlenmesi sizce bir tesaduf mu? Yoksa digitürk sadece bir bahane mi? Bunu bir dusunun derim ben..

Bu uzucu olaylardan sonra beni tek mutlu eden sey sanirim günümün ayiyor olmasi oldu... Evet, artik sabahlari burada da gunes doguyor, cocuklar gibi $enim.. Karanliga ne kadar alistiysa artik gözlerimiz, araba fari görmus tavsan gibi kalakaldik ortada..
Hava sicakliklari da birazcik yukselince firsattan istifade sokaklara firlayip dolastik enk'le. Fotograf cekmeyi de ihmal etmedik tabiki..




Bu gavurlar her seyi dusunmus yapmis abi, orasi tamam da tuvaleti türkler bulmus bundan daha önemli icat olabilir mi..? Bugun Stockholm dunyada en temiz dogaya sahip sehir unvanini aldiysa bunda Türklerin payi büyüktür..
Bu gectigimiz sokaklardan bir zamanlar bok püsür eksik olmazmis.. Cünkü insanlar tuvaletlerini kovalara yapar ve pencereden asagi sokaga dökerlermis.. Hatta eger evde bir misafir varsa ve yemektelerse, sofradan kalkmak saygisizlik olarak kabul edildigi icin oturduklari yerde altlarina iserlermis.. Sokaktan gecenlerse yururken devamli yukari bakarak yururlermis ki tepelerine pislik dökulmesin.. $imdiyse yerde tek bir cöp dahi göremiyoruz, ilerleme diye buna denir iste.. Biz cok daha önceleri onlarin bulundugu bu safhadayken asagilara dustuk, geriledik. Simdi sorsaniz Avrupa'lilara bize minnettar olmak söyle dursun; türklerden pis, türklerden pasakli millet yoktur.. Bu yuzden kimseyi suclayamyiz tabi, butun bunlarin sorumlusu biziz cunku..



Ama tabi memleketin halini dusunmekten cok daha önemli islerimiz var bizim. "Cemile'nin hali ne olacak? Caroline kaltagi yine ne haltlar karistiracak. Hürrem Sülüman'la halvet olacak mi? " bunlar daha önemli bizler icin.. Ulke seriatla yönetiliyormus, özgurlukler kisitlaniyormus kimin umrunda? Bu sözlerim sadece sizlere degil kendim de dahilim buna. Genclige hitap eden Atam, genclik coktan bitmis.. Mezarinda ters dön simdi..
Keske biraz daha duyarli olabilseydik ve bazi seylerin farkina varabilseydik..



Deniz kocaman bir buz pistinden ibaretti, erimeye baslamis.



Kugular bile gunesin tadini cikariyor..



Taze gelinin bogazindan bi sey gecmiyor, kocasindan ayri olunca.. Allah butun sevenleri kavustursun insallah..

Bugunluk bu kadar, adios.

2 Mart 2011 Çarşamba

Bu bildiriyi elinizden geldigince yayin !


Bir ülkenin internet deneyimi ve tarihinin sansürlerle anılması çok trajikomik bir durumdur. İnternetin özü olan birey haklarının ve bireysel özgürlüklerin kısıtlanması, sosyal medya dünyasının özüne tamamen aykırıdır.

Bizler; Türkiye’nin dört bir yanından profesyonel veya amatör olarak blog tutanlar, internette günlük yaşantılarını ve birikimlerini ve deneyimlerini diğer insanlarla paylaşma hevesiyle tutuşan herkes, gelişmeleri endişe içinde izlemekteyiz.

5846’nci no’lu kanunun esnekliğinden mütevellit, 1 Mart 2011 günü, Google’a ait olan ücretsiz blog servisi Blogspot, Digiturk grubunun açmış olduğu dava sebebiyle erişime kapatılmıştır. Süper Toto Süper Lig’in yayın haklarının sahibi olan Digiturk bu davada, korsan olarak LigTV yayını yapan kişilere karşı kendi haklarını savunmak amacıyla hukuki süreç başlatmıştır. Ancak ilgili kanun gereği yasaklamaların, sitelerin adresleri ve alt-domainleri üzerinden değil; IP adresleri üzerinden yapılması sebebiyle Blogspot’a ait birçok ilişkili IP aralığı erişime kapatılmıştır. Böylelikle de binlerce blogger’ın kişisel sitesi sansür kurbanı olmuştur. Bazı bloglara bazı anlarda girilmesinin sebebi ise aynı IP üzerinde birçok blogun yer alması ve aslında her IP’nin yasaklanmamış olmasıdır.

İlgili kanunun esnekliğini ve nelere yol açtığını geçmişte birçok kez görmüşken, devlet sansüründen dolayı binlerce site yasaklanıyorken, Digiturk ve Google’dan daha duyarlı davranmalarını beklemek tüm blogger’ların hakkıdır. YouTube’daki korsan maç yayınlarını kaldırmak için yapılan özel yetki anlaşmasının bir benzerinin de Blogspot için yapılması ihtimal dışı değildir. Bugüne dek Digiturk ve Google bu konuda masaya niçin oturmamışlardır? Google kendi kullanıcılarının hakkını neden savunmamaktadır? Digiturk böyle bir topyekün sansürün yaşanacağını bile bile neden hâlâ, tek amaçları düşüncelerini diğer insanlarla paylaşmak olan bloggerları mağdur etmektedir? Öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti’nin yasa koyucuları, vatandaşlarının ifade özgürlüğü hakkının gasp edilmesine neden hâlâ göz yummaktadır?

Kaldı ki bu korsan yayınları yapan kişiler, teknik bilgileri yüksek olduğundan bu yasaktan etkilenmemektedir. Tam tersine bu sansür, tek amacı blog tutmak olan internet kullanıcılarını etkilemektedir.

Digiturk, Google ve Türkiye Cumhuriyeti devletini artık bu sansür ayıbına karşı duyarlı olmaya, tüm sansür karşıtı internet kullanıcılarını bu harekete katılmaya ve tüm basın mensuplarını ifade özgürlüğüne destek vermeye davet ediyoruz.

Tüm Blogger’lar adına,

Bloguma Dokunma

Kaynak :
http://facebook.com/blogumadokunma
http://blogumadokunma.tumblr.com
blogumadokunmailetisim@gmail.com