29 Eylül 2011 Perşembe

Baglasalar Durmam..



Hoscakal sonbahar..



Merhaba yaz.. !

Ne cok özlemistim seni.. Denizine girmeyi, gunesinde kavrulmayi, sezlongunda kitap okumayi.. Nihayet hasret bitiyor..
Evet, iste itiraf ediyorum en sevdigim mevsimimsin sen, YAZ !



Cumartesi sabahi abbas yolcu portakallarim.. Kafami dinlemek, kendimi yenilemek icin tatile cikiyorum.. Rotamiz önce Antalya, sonra Ankara.

Bakarsin orada ilham perim ilhamiyide bulurum ve yepyeni capcanli bir blogger olarak dönerim.. Yoksa böyle giderse blogu birakmam an meselesi.

Yoklugumda blog size emanet. Arada bir gelin halini hatrini sorun blogun, etrafi derleyip toplayin, tozunu alin, pencereleri acin havalandirin.. Spamlari cöpe atin..
emi canlarim.

Dönunceye dek hos-cakalin..

Adios.

22 Eylül 2011 Perşembe

Önemli olan dogru kisiyle evlenmek miydi, yoksa sadece evlenmek mi?



Bir evlilik muhabbetidir gidiyor. Tabi Esra Erol'dan,Zuhal Topal'dan bahsetmiyorum. Bi de sanal ortamlarimiz var o ayri bi rezalet zaten. Bu evlilik muhabbeti benim cevremde. Millet bi an önce evleneyim aman ceyizlerimi hazirlayim diye ugrasiyor.. Bacak kadar cocuklar kocaya kaciyor ya da evlenemedim diye telasa dusuyor.. Hayir yani evlenince ne oluyor basiniz göge mi eriyor? 20'li yaslarin ortalarina geldiklerinde herkeste bir evlenememe panigi ! Ne oluyoruz yahu?

Is yerinde, okulda, apartmanda her yerde vasfi ve zeka duzeyi ne olursa olsun sirf evli diye sizden ustun görulenler oluyor..

Genel olarak baktigimizda butun evlilerin icinde tek bekarsaniz, hele bir de yasca o kisi veya kisilerden buyukseniz aninda zavalli, kiskanc, onlarin mutlulugunu cekemeyen biri konumuna dusebilirsiniz. Sanki bekar olmak bir acizlik göstergesiymis gibi. Sanki hic kimse bizi almiyor, begenmiyormus gibi..
Neden evlenmemenin bir secim olduguna inanmak yerine, uydurulan bir bahane olduguna inaniyor insanlar?

Evlilik ne bir mecburiyettir ne de bir basari göstergesidir.. Yarista degiliz hanimlar.. Kazanmis edalariyla caka satmak niye?

Önce alttan alttan suzulur ve o malum soru sorulur: " sekerim sende hala bir sey yok mu? "

Elinin köru..!

Mesela haftaya Turkiye'ye gidiyorum; " daha yeni gelmistin Turkiye'den, ne o koca bulmaya mi gidiyorsun yoksa? "


Hasbinallah ! Sinirlenemezsin de.. Hele bir sinirlen hemen " evlenemedi ya, evde kaldi siniri ondan" derler.

Sanirim insanlarin cok fazla bos vakti var ki, baskalarinin hayatlarina karismayi misyon haline getirmis ve ulvi görevi layikiyla yerine getirmek icin canla basla beyin ütülüyorlar..
26 yasima bastigimdan beri benim uzerimde uygulanan baskiyi anlatamam.. Ailem sesini bile cikarmazken, bana yedi kat el olan insanlarin hayatima mudahale etmelerinden illalah geldi. Görucu gelmek isteyenleri reddettigimdeyse " aaa niye evlenmiyorsun, ne zamana kadar evde duracaksin? yasin geldi geciyor.." repliklerini ezberledim, hatmettim.

" Ben kendim bulup, severek evlenmek istiyorum" dedigimdeyse bana uzaydan gelmis muamelesi yapiyorlar. Pardon ama bu istegim cok mu anormal bir sey, cok mu gercek disi, cok mu sacma acaba ki duyduklarinda kulaklarina inanamiyorlar ve basliyorlar kinamaya; "biz sevdikte mi evlendik, sonradan seversin"
Katil olmam an meselesi..

Insan sever, sevdigi kisiyle ayni evi, ayni yatagi, ayni hayati paylasmak ister ve evlenir. Buna bi sözum yok.. Ama evliligin -belli bir yasa gelince- bir zorunluluk haline getirilmesi cok yanlis.

Insanlar sirf bu nedenle hayatlarinda kimse olmasa bile kafalarinda belli bir tarih, belli bir model belirleyip "ben su yasima gelince, en gec su tarihte evlenecegim" deme cesaretini gösteriyorlar. Ve bunu basariyorlar da. Sevmenin, sevilmenin bir önemi yok tabi bu noktada, yeter ki evde kalmasinlar, yaslari gecmesin. Tabi böyle bir iliskinin ne kadar saglikli olup olmayacagi tartisilir.

Kim istemez ki yuva kurmayi, ne demisler yalnizlik Allah'a mahsus.. insanin gözunun görup gönlunun sevdigiyle her an birlikte olmasi muthis bir duygu olsa gerek.. Ama bunu yaparken baskalari ne dusunur, ne der diye dusunup bu guzel olayi kosullara ve sartlara baglayarak yaparsak sonunda uzulen yine biz oluruz.

Demet Akalin sarkisinda "evli, mutlu, cocuklu" diyor ya, o 'mutlu' kismi aslinda pekte önemli degil insanlar icin. Evli ve cocukluysan zaten buyuk bir olay basardigin icin otomatikman mutlu oluyorsun..

beheeeyy ne diyelim Allah bir yastikta kocatsin.. Ama bana ellesmeyin.

p.s.: beni bu konuda ve her konuda anlayabilen (ustelikte evli olan) tek insan e.n.k 'tir. Ha bi de kuzen var hakkini yemeyim. ikisine de burdan öpucukler.

17 Eylül 2011 Cumartesi

Ben konusup duruyorum da, ya kimse duymuyorsa :/


[sekil A'da göruldugu gibi, kafasizin tekiyim.]

Evet bildigin yazamiyorum. Cünkü yalnizken tikir tikir yazan ben, yanimda biri olunca yazamiyorum.. Anneminde temelli Isvec'e gelmesiyle, ailenin eksik parcalari da tamamlandi. Her sey cok guzel iyi hosta, misafirlerin de gelip gitmesiyle ev fazla kalabalik olmaya basladi. Yalnizliga sessizlige o kadar cok alismisim ki, bu duruma adapte olmam epey bir zaman alacaga benziyor..

Hal böyle olunca icimden yazmakta gelmiyor.
Tikliyorum yeni kayit butonuna, ekran bana bakiyor ben ekrana..Yazacak seyler mi tukendi? Söylenilecek her seyi söyledim de geriye konu mu kalmadi bilmiyorum..
Dusuncelerimi bosaltmadan nasil dururum bilmem....

Neyse, kafami toparliyim gelirim tekrar.
Oldu o zaman..
öptüm bye.

15 Eylül 2011 Perşembe

Magdurukta magduruk..



Yazliklar, kI$lIklar olarak hic bir zaman ayirt edemezsiniz bu ulkede gardrobunuzu.. Her an firtinaya, siddetli bir yagmura ya da lapa lapa kara yakalanabilirsiniz.. Günes cok fazla yuzunu göstermese de arada bir göz kirpip kacabilir..

Dengesiz hava..
dengesiz insanlar...
dengesiz kosullar..

Stockholm tam bir dengesizler sehri.. Hic bir seyin, hic kimsenin bir ani diger anina uymaz..

Bu sehrin en cok canimi sIkan özelligiyse hava durumu oluyor maalesef. $uanda millet Turkiye'de sortlarla, tisörtlerle gunesin tadini cikartirken biz 10 dereceye talim ediyoruz.. Hava buz gibi, feci sekilde esiyor ve biz coktan atkilari, montlari giydik bile.. Yaz zaten buraya hic gelmemisti ki, gelir gibi yapti sonra tekrar kacti..



icimden avaz avazz bu sarkiyi söylemek geliyor " kadeeeeeeeeeeeeeeeeerr, kaderrrrrr .. sen bize nazik davranmadin..! Hayaaaat hayaat herkese esit yaklasmadin".

$eytan diyor al basini git.. Bu kez seytana kulak verip, ucak biletlerine bakiyim, belki uygun bir seyler bulabilirim..

adios.

9 Eylül 2011 Cuma

Ehlem ve sehlem habibilerim..



Fasli arkadasimizin evinde bir folklör ekibine yetecek kadar geleneksel kiyafet vardi. Özel gunlerde sIk sIk giyerlermis. Yemege gelmeden önce bizden de kendi geleneksel kiyafetlerimizi getirmemizi istedi ama elimizde ne bindalli vardi ne de uc etek. Dusunuyorumda yabancilara nazaran ne kadar az sahip cikiyoruz milli degerlerimize.. Eee vatanini sevmenin ve sahip cikmanin suc sayildigi tek ulke bizim olduguna göre, bu durumu pekte yadirgamamak gerek...



Ben Agfan arkadasimin getirdigi nikah elbisesini giydim. Her ne kadar renkleri baska seyleri cagristirdigi icin hosuma gitmese de genel olarak otantik ve guzeldi.

Nargileyi tamamen ambiyansa uysun diye göstermelik kullandik.
Uzerindeki tozlardan da anlayacaginiz uzere arkadasimiz pekte titiz degildi. Yaklasik 10 yildir her milletten ahbaplar edindim ama biz Türkler kadar temizine maalesef rastlayamadim. Yabancilar dis görunuslerine verdigi özen ve bakimin yuzde birini bile evlerine göstermiyorlar, ya da suslenmekten vakit bulamiyorlar bilemiyorum.. e.n.k ile ben her gördugumuz pislikte birbirimizin gözunun icine bakiyorduk :) biz sustuk gözlerimiz konustu yani. Yemekleri de bu nedenle öyle cok istahla yiyemedik.



Biz uc Türk kiyafetleri görunce sevindirik olduk :)

Bari adam akilli egnelimde gecenin hakkini verelim dedik ve oryantal ögretmeni olan arkadasimizin bize yaptigi sahane gösteriden sonra, göbek atmaya özenip kivirmaya kalktik ama bu konudaki beceriksizligimiz fotograflara bile yansimis..





giydik giydik cikardik..


$u siralar arap dunyasiyla pek bir hasir nesir olduk. Cok kati kurallari olmasina ragmen giderek arap kulturune isinmaya basladim.



Bu arada bizim dizileri izlemeyen ulke kalmamis maasallah. Etrafimda kimi görsem Türk dizilerinin guzelliginden bahsediyor. Hatta bir cogu Kivanc Tatlitug'un fanatigi olmus.

Arap sarkicinin biri sirf klibinde oynatabilmek icin essek yukuyle para ödemis Kivanc'a. Klipte, sarkida, sarkiyi söyleyen terazi lastik jimlastik her yeri estetik olan hanim abla da berbat ötesi. Ama Kivanc'in hatrina izlenir. Merak edenler icin klip burda.

Siz ingilizce dizilere ayilip bayiladurun, türk dizisi izleyenlere uzayli muamelesi yapip asagilayin, elin arabi, özbeklisi, rusu yerlere göklere sigdiramiyor bizi..

Biz kendi kendimizi hor görup sevmezken tum dunya hayran kaliyor haberimiz yok..

8 Eylül 2011 Perşembe

Fas, Irak, Afganistan ve Türk mutfagi bulustu.



Yeni evli olan Fas'li arkadasimizi hem tebrik etmek hem de yeni evini görmek amacli cumbur cemaat aksam yemegine gittik. Butun arkadaslar kendi memleketlerine özgu yemekler getirince ortaya tam bir dunya mutfagi cikti .Ortadogu desek daha dogru olur gerci. :) Kimisi damak tadima uymadi ama cogu lezzet seylerdi.


Gunun spesyalitesi Fas'a ait olan bu yemekti, ismini animsayamiyorum ama tercume ettigine göre tavuk mezari gibi bir seydi (tavuklari sehriyelerin altina gömmus cunku) Icinde hem eksi, hem tatli, hem aci, hemtuzlu her turlu tat vardi. Ben begendim. (uzerindekiler; pudra sekeri, tarcin, badem, haslanmis yumurta. altinda da tavuklar var)


Bu ortaki yemekse Irak'a ait arap usulu dolma. Bizimkilere nazaran cok daha iri ve tavukla pisiriliyor. Icindeki beyazlarsa sogan dolmasi. Eksili ve guzeldi bence. Bizim sarmamizin yaninda yavan kaliyor. Onun yanindaki uzumlu sehriyeli yemekse Afganistan'in geleneksel yemegiymis. Ayni sekilde o da butun tatlarin birlesiminden olusuyordu, acikcasi onu pek sevmedim.



Masada yer almayan daha bir cok yemek vardi ama fotograflamayi unutmusum. Mesela corbalar bizim mercimek corbasina benziyordu ama icinde köri baharati vardi. Ilginc bir tat deneyin. Köftelerin sirrini cözemedim, kisirsa bizim Türk mutfagindan.



Hindistan cevizli kakao toplari.


Dag gibi bulasiklari gören Arkadasimin $ok ani :)



Neyseki bulasiklari e.n.k'in ve Mariam'in uzerine yikti da kurtuldu :)




Bunlar da evinden kucuk kareler. Arap usulu sus esyalari.. Aslinda daha cok fotograflamistim ama e-n-k'cim sagolsun göndermeye usenmis. öpucuklerimi yolluyorum O'na burdan :* (anladin sen onu ganga)



iste bu da katliam yaptigim hancer.. Suc aletim.



Fas'li arkadasimin uzerindeki kiyafette geleneksel kiyafetleriymis, onlari da bir daha ki postta görsellerim.

Bu aralar hic vaktim yok, yazilarin kisa ve gelisi guzel olmasi bu yuzden canlarim..

5 Eylül 2011 Pazartesi

éLLa cinnet gecirirse.

$iddet icerikli bir yazidir, lutfen cocuklarinizi ekrandan uzak tutunuz..!


Asagidaki resimlerde genc bir kizin cinnet anina sahit olacaksiniz..



Olayy! olaaayy olaaay!

Önce arkadaslarini dogradi, sonra kendine harakiri yapti..



Bunalimda olan genc kiz, dehset sacti.. DANNNNNNNNN!









Sonunda olan oldu cinnet gecirttirdiler bana.. Gun gecmiyor ki bir atraksiyon yasamayim. Her gun ayri bir bela musallat oluyor basima. Mesela dun insanlik edip evimize buyur ettigimiz uzaktan akrabamizin kizi, bir anlik boslugumdan istifade edip odama girmis ve butun degerli esyalarimi calmis.. Simdiyse inkar ettigi yetmiyormus gibi anne-kiz bir de bana iftiralar atiyorlar. Nasil bir pislige bulastik ben de bilmiyorum. Evimize de ilk defa geliyorlardi ve o kizdan baska kimse yoktu ortalikta gezen, butun deliller onu gösteriyor ve biz yuzde bir milyon o kizin yaptigindan eminiz... Bir saat icinde olmus ne olduysa. Artik kime guvenecegimizi sasirmis durumdayiz, ailenin de huzuru kacti..Allah'a havale ettim, hayrini görmesin insallah.

Fotograftakiler maalesef o kiz degil, arkadaslarim.. Ama o kizin olmasini suan öyle isterdim ki anlatamam :)


Dunden beri sinirden kuduruyorum. Bazi zamanlar insanlarin neden cinnet gecirip katil olduklarini anlayabiliyorum. Öyle durumlar yasaniyor ki, gercekten insanin gözu karariyor.. Onlari hakli cikarmiyorum tabiki ama dun yasadiklarim bir insan evladinin nasil zivanadan cikabildiginin kanitiydi. icimden öldurmek gelmedi desem yalan olur, ama yapamazdim tabi. Onlari dograyamacagima göre ben en iyisi kendimi kesiyim dedim.

Nelveda blog alemi..




Not: bu fotograflari baska bir gece arkadaslarimlayken girgirina cekmistim ama yazinin ana temasina cok uydu, kullanmak istedim.. O geceyi de daha sonra ayrintilariyla anlaticam, suan moralim cok bozuk.