29 Nisan 2012 Pazar

Güne mutlu baslama meditasyonu.



Ne kuantum fiziginden anlarim, ne de evrenin sinyal ve frekanslarindan. Bu konular hakkinda cesitli spekülasyonlar ve tartismalar var. Bilimsel olarak akla yatkin ama manevi yönden biraz kafa karistigi apacik ortada. Simdi bunlara deginmek istemiyorum. Lakin yillardir buyuklerimizden ögrendigim bir sey var ki o da olumlu dusunmenin olumlu sonuclar ortaya cikaracagi.. Hani hep derler ya " iyi dusun iyi olsun. Iyiyim diyelim iyi olalim. Hayra yoralim hayir ciksin" gibi.. Aslinda yeni kesfedilmis gibi görulse de evrenin anlamini (kavramsal olarak aciklamasalar da) teorik olarak zaten cooook eskiden ninelerimiz dedelerimiz cözmusler. Lafi fazla uzatmadan tesadufen buldugum bi videoyu sizlerle paylasmak istedim. inanirsiniz inanmazsiniz, sacma bulursunuz veya bulmazsiniz bilemiyorum, ama sizlere tavsiyem bir deneyin bir sey kaybetmezsiniz. Stres küpü olan bana bile sakinlik ve dinginlik verdi bu video. Umarim enerjimizi dogru kullanabilmemiz icin de etkili olur.

Bu videonun yani sira mutlu bir pazar icin,



surukleyici bir kitap veeeeee





cayin kahvenin yanina aburcuburlar kâfi..



tabii bir de olmazsa olmazimiz cikolata :)

keyifli pazarlar canlar.

26 Nisan 2012 Perşembe

24 Nisan 2012 Salı

burda cok etkileyici bir baslik oldugunu hayal et.



Hellooooo everybodyyyyy ! Ben bi pok yedim, her gun kisa kisa da olsa yazacagim buraya dedim ama aklima konu gelmiyor lan, gelse de yazmaya acayip useniyorum. Simdi kim giris cumlesi dusunecek, sonra onu gelistirip sonuca baglayacak. vay babam vaaaaaayyy. Kompozisyon sizin köpeeeeniz olsun ama asiri derece yorgunum. Sirf yazmak icin yaziyorum, hani sözumu yemiyim diye falan.. Bu yuzdendir ki "ayy bugun bunu yedik, sunu giydik tarzinda" kiytirik bir post ekliyorum..



Adeta yeni gelin gibi yuz görumlugu almadan yuzunu bizlere göstermeyen günes, en sonunda bugun nazlanmayi birakti ve bize $öyle bir "ceeeeee" diyip kacti. Olsun bu kadari bile moralimizin tavan yapmasina yetti de artti bile. Hava 11 dereceye kadar yukseldi, ki bu bizler buyuk bir olay. Sekil A ve B de de gördugunuz uzre sonuna kadar tadini cikardik.
Suriye'li arkadasimla Suriye'nin ve Esad'in, Tanzanyali arkadasimla geleneklerinin, Somalyali arkadasimla aclik problemlerinin, Rus arkadasimla yasayis tarzlarinin durumu uzerine uzun uzun sohbet ettik.. Uluslararasi konsey gibiyiz maasallah.
Oturdugumuz mekanda cok önemli bir dosyami unutacak ve onu saatlerce arayacak kadar da saftirik oldugumu belirtmeden gecemiycem.

Simdi de oturmus cay iciyorum, muhtemelen biraz sonra cisim gelir wc'ye giderim, her zaman yaptigim elimi sabunlarim. titiz bir kizim ne de olsa. Sonrasinda kesin tv izlerim. Bunlari bilmeniz sizin icin cok önemliydi, cok verimli bir post oldu evet evet.

Ha bir de Orhan Gencebay'i cok seviyorum demis miydim. Demediysem simdi diyorum. Dinleyin laaaynnnnnnnnnn

22 Nisan 2012 Pazar

23 nisan Stockholm'a erken geldi.



Bugun kalplerimiz yine Turkiye'miz icin atti, yagmur demedik, camur demedik, soguk demedik 23 nisan senliklerine katildik. Haftaici herkes calistigi icin bir gun önceden kutlanan 23 nisan senliklerinde Türk folklörünün, muziklerinin ve Türk yemeklerinin yanisira baska ulkelerin de muziklerine ve danslarina yer verildi. Bugun Isvec'te Türk'ün sesi yukseldi..
Butun sehri Turk bayraklariyla donatmak, Türkce sarkilarla gümbürdetmek tarif edilemez bir duygu.



Böyle bir gunde gurbetcileri yalniz birakmayan Babutsa'ya da cok tesekkur ederiz. Iyi costurdular bizi.



Benim bücür yegenim kendinden yasca buyuk yetiskenlerle katildigi dans yarismasinda birinci olunca daha da keyif aldik bugunden :) Teyzesine cekmemis, benim gibi utangac degil o firlama. Umarim sizler de Atamiz bizlere armagan ettigi bu degerli gunun kiymetini bilir ve en az bizim kadar cosku ile kutlarsiniz.

Butun cocuklarin ve cocuk kalabilenlerin bayrami kutlu olsun.

20 Nisan 2012 Cuma

ah makus talihim.



Mikailden taytli kizlarimiza hos surpriz !

Nisan kiligina girmis ocak ayini yasiyoruz buralarda. Disarda lapa lapa kar yagiyor ve yabancilar adeta noel havasina burunmus durumda. Yalniz bi sorun var ! Sicak ulkenin sicakkanli kizi bendeniz kardan nefret ettigim icin isyan bayragini cekmis durumdayim. Acilen Turkiye'nin buyuk sehirlerden bir is bulun bana, buralari terk-i diyar ediciiiiim !

Göruyorsunuz iste, ben mutlu olucam da hep bu havanin seysi. Biraz daha isik sacabilirdi dimi. Neyse simdi gitmek lazim. malum siz bi is ayarlayana kadar burdaki isime devam etmek zorundayimmm. Naparsin kardes ekmek parasi..

Arrideverci..

her gune bi post bundan böyle.

öpenzi.

19 Nisan 2012 Perşembe

Life is short. Stay awake for it !



Sabahlar daha gec baslasaydi, onlari daha cok sevebilirdim.. Kimbilir belkide uyandigimda cekilmez olusumun tek sebebi de budur..
Uykumun en tatli yerinde sabahin besinde calan alarmlarin, sicacik yataktan kalkmak zorunda olusumun, kargalarla kahvalti seramonisi edisimin etkisi de buyuk tabii.

Böyle durumlarda eti formun reklam cingili motive olmami sagliyor.

Erken kalk zinde kalk
Gunaydin de mutlu kal
Sucuklu yumurta ye formda kal (tereyagli olmasi tercih edilir)
Basit, cay ic uyanik kal.

Ama siz onun yerine bunu dinleyin :)

17 Nisan 2012 Salı

Tezat harmoni | Koku



Bazen kirilir kalbiniz görmez kimseler. Ekmek kirintisi kadar degeri yoktur kalp kirintisinin.. Gunahtir deyip öpup alna koymak söyle dursun uzerinde tepinir yine de farketmezler.. Kaldirip koymazlar yüksek bir yere, onun yeri ayaklarin dibidir..
Bin derde deva olacakken bir masum gülüs, kimselere minneti olmayan; seni, sana, gönülden küstürürler, kendine bile..

Anlamsizliklari anlamlandirmaya gucun yetmiyorsa, sabretmeyi ögreneceksin..
Sabri ögrenmek icin susmak gerekir..
Anlatmak icin bir dilden ziyade gözler yeter..
Animsatmak icin varligini kokun kâfidir karsindakine..
Zaman degisir, insan degisir, hisler degisir ama kokular hic degismez..
En bunaldigin anda tek bir esinti alir göturur seni uzak diyarlara..
Simdi sessiz sedasiz bakakaldim uzaklara.. Aklimda tek bir cümle;

Bir kokum kalmali geriye, kirilmis seylerin nihayetinde..

p.s.: Yeri gelmisken, sizin kokunuz ne?

11 Nisan 2012 Çarşamba

Posta kuslarina posta adresim



éLLa sana kimsenin göremeyecegi bir yerden nasil ulasabilirim? éLLa sana nasil yazabilirim?
éLLa mail adresin neden yok?

Yillardir kafamin etini yediniz. Ardi arkasi kesilmeyen bu sorulara karsi yaklasik 3 yildir bir hesap acacagimin sözunu veriyorum ama nasil bir usengeclikse artik bu gune kismet oldu. En sonunda bir gmail hesabi actim.
Bazi izleyicilerimin burda yazamadiklari o muthis gizli konulari cok merak ediyorum dogrusu, artik uzun uzun anlatirlar herhalde. Bu seferde kimse bir sey yazmiyormus :) yakarim valla ciranizi.
Yalniz yazin dediysek guzin abla muamelesi de yapayin insana emi canlarim. öpenzi.

adresim eLLa.stockholm@gmail.com

coluk cocuk yazin gari.

Bugün de cok tatliyim oturdugum yere yapisiyorum ihihihi




Sevgili Mikail, nisan ayinda kar yagdirinca senin icin endiselendim. Nasilsin? Iyiysen isaret olarak gunes actir ben anlarim. öptm bye



Hayatin ne kadar kisa oldugunu, tatillerde daha iyi anliyorum. Paskalya tatili göz acip kapayana dek bitti.



Gecenlerde yine böyle cömdüm bir yere oturuyorum, hava her zaman ki gibi ruzgarli tabi.. Ayagimin dibinde kuru bir yaprak ucusup duruyor surekli.. Bir oyana savruluyor, bir buyana. Gözumdeki gunes gözlugunu bir cikarttim, megerse o yaprak sandigim sey fareymis :) Fare canini onun....!



Ben mutlu olucam da hep bu havanin seysi.. azicik daha isik sacabilir diymi...



Kadini alisveris yaparken, erkegi mac izlerken rahatsiz etmeyeceksin..



Sigara dusmaniyim ama cilekli nargile ile ciddi dusunuyorum..



Kisiligimden disiligimi goremiyorsunuz !

7 Nisan 2012 Cumartesi

Bacaguna sictugum




















4 Nisan 2012 Çarşamba

Fernando Hose Altamiano Delcastinio vardi o zamanlar



Ahahahaha Allah'im ya yarildim gulmekten.. Sene 2002 yani bundan tam 10 yil önce lisede dersteyiz.. Hoca kül yutmaz sert bir hoca olunca korkudan konusamayip careyi birbirmize notlar paslayarak bulmusuz. Göruyorsunuz ki söz konusu laklak etmek olunca engel tanimiyoruz. Gizli gizli yazisarak bakin neler konusmusuz :)))))
O zamanlar pembe diziler pek bir meshurdu, okuldan eve kosa kosa gider dizi izlerdik.. Hatirliyor musunuz bilmiyorum ama Rosalinda vardi ordaki Fernando'ya hastaydim.. Sonracima Vahsi guzel Milagros vardi. Ayyy o anki aklima bakiyorum da sasiriyorum, acaba o okulu takdirname ile nasil bitirmisim :))

Hey gidi gunler heyy..
Pembe dizilerden olusan pespembe bir hayatim vardi o zamanlar.. Simdi daha cok griye caliyor.
Hersey ne kadar saf, ne kadar guzeldi.
Keske o gunlere, o dostluklara geri dönebilsem...

[turuncu yazi benim, morisyo da kimse artik hic hatirlamiyorum ahaha :) ]



o yillara dönelim :))

2 Nisan 2012 Pazartesi

Cilt lekelerinizden ve siyah noktalardan kurtulun !

Merhaba arkadaslaaaarr ! Söz vermis oldugum gibi bakim önerilerime devam edecegim.. Blogum giderek makyaj bloguna dönuyor gibi oldu ama bu durumu icinde her konuyu barindiran verimli bir blog diye nitelendirmek daha guzel olur bence. Hazir yaz aylari da yaklasmisken isil isil bir cilde sahip olalim degil mi.

Bir cogumuzun korkulu ruyasi cilt lekeleri ve siyah noktalardir. Bunlari gidermek icin bir cok yöntem var, hangileri ise yariyor bilmiyorum acikcasi ama ben hic birine inanmiyorum. Eger cildinize 6 ay boyunca duzgun bir sekilde bakarsaniz zaten lekeler gider..

Yapmaniz gereken sey cok basit, öncelikle bol su icin... Mutlaka ama mutlaka su tuketimi artirin lutfen, cildinizin icin cok faydasi var göruceksiniz..

Daha sonra eger elinizde hala yoksa, derhal gunes koruyucu faktöru olan bir nemlendirici alin.. Bulamazsaniz normel gunes kremi kullanin. Hic bir problem olmaz, yeter ki gunesten korusun. Yaz kis farketmez, hava kapali dahi olsa mutlaka kullanin, cok önemli.!
Kremin uzerinde SPF (Sun Protection factor) yazmasina dikkat edin, 15 in uzerinde olanlari tavsiye ederim. mesela ben clinique'in 25 numarali olanini kullaniyorum cokta memnunum. Ama önemli olan markasi degil, koruyucu etkisi.



UVA ve UVB olan urunler etkilidir. Bir tanesi ten yanigini önluyor, digeriyse derinin alt tabakasina etki ederek cilt lekelerinin olusmasini ve cilt kanseri riskini önluyor.. SPF veya UVA UVB yazmayan urunleri almayin, saticilarin size abuk subuk urunleri gunes koruyucu diye kakalamasina icin vermeyin.
icindekileri okumadan bir urun almayin, bosu bosuna hic bir seye para vermeyin. isinize yaramayacak urunlere reklamlarina veya ne bileyim iste konu mankenlerinin guzelligine aldanip neden para veresiniz, vermeyin. Ustelik söz konusu ayni zamanda sagliginizken.

Bir diger yapmaniz gereken seyse yuz fircasi kullanmak.



Bu fircalarin maliyeti o kadar yuksek degil, Turkiye'de Tekin Acar gibi kaliteli yerlerde 3-5 liraya falan bulabilirsiniz.. Her sabah ve aksam yuzunuzu bununla yikayin. Hem cildinizin derinlemesine arindirilmasini saglayacak, hem de kan dolasimini hizlandirip ölu deriyi aldigi icin cildinizin daha canli durmasini saglayacak.. Dolayisiyla gözenekler sIklasacak ve siyah noktalar tertemiz olacak..




Sabun olaraksa Neutrogena'nin visibly clear olan butun urunlerini tavsiye ederim. Sivilce cikmasini önleyip cildin yag dengesini harika bir sekilde oranliyor. Bu konuda Neutrogena'yi tek gecerim.

Son olarak 1 degil 2 degil 3 degil 4 degil tam 5 tanee bal maskesi öneriyorum, yaninda poleni olmasa da olur, tek basina bal yeterli :) bali yuzunuze surup bi 10-15 dk bekleyip yikayin. Farki farkedecekseniz. Haftada bi iki kez yapmaniz yeterli.
Yalniz bu lekeler icin degilde daha cok cildin nemli ve canli durmasi bakimindan ise yariyor.



Ek bilgi olarak lekeler icin methini cok duydugum ama hic denemedigim baska bir bal maskesi tarifi var. Onun da videosunu ekleyim isteyen uygulasin.. Mecburi degil, ama yukarda saydiklarimi muhakkak uygulayin..!

Bugunluk bu kadar, devamini isteyenler yorum biraksin ki ona göre icimden yazmak gelsin. sevgiler.