29 Haziran 2012 Cuma

Parmaklari yedirten meshuuuuuur AGLAYAN PASTA'M

Benim herkes tarafindan cok sevilen meshuuuuuuuurrr aglayan kekimin tarifini bundan bir iki yil önce blogumda yayinlamistim ama zaman icerisinde bu tarif cesitli deformasyonlara ugradi. El becerim gelisti, etraftan edindigim bilgilerle daha degisik lezzetler katmaya basladim ve yaptigim tatlinin kalorisini cok daha az bir seviyeye indirgedim.. Allah kahretsin ki cok becerikliyim.. Blogun istatistiklerine bakinca en cok bu tarifin tiklanma rekoru kirmasina sasirdim, meger ne cok aglayan kek severi varmis. Bu yuzden kekin cok daha lezzetli ve basit halini eklemek istedim. Bu kekim biraz aceleye geldigi icin, göruntu acisindan pek guzel olmadi ama tadi her zaman ki gibi yerindeydi. Butun aile parmaklarini yedi, parmaksiz geziyorlar simdi.coluk cocuk yiyin gari.



- 4 adet yumurta
- 1 sb seker
- 1 turk kahve fincani sut
- 4 corba kasigi kakao ( ben göz karari koyuyorum)
- 1 sb un
- 1 paket vanilya
- 1 paket kabartma tozu.

keki islatmak icin:

- 1 veya 2 su bardagi soguk süt ya da su. ( ben sutu tercih ediyorum)
- uzeri icin kremsanti.

Cikolata sosunu ben kendim göz karari yapiyorum. bir iki su bardagi sute biraz seker, biraz un, birazcik margarin ve kakao katarak pisiriyorum. Ama siz dr. ortkerin cikolata soslarini kullanabilirsiniz. Turkiye'de cok var sanirim onlardan. Gerci benim kendi yaptigim cikolatanin tadini vermez ama neyseeee :p



Öncelikle yumurta ve sekeri krema kivamina gelene kadar cirpin. Sonra diger malzemeleri ekleyip karistirin. icinde yag olmadigi icin ve unu cok az miktarda oldugu icin kek cok hafif oluyor, ne sahane dimi :) sonracima 180 derecelik firinda pisirin.



pisen keki firindan cikarip ilk sicakliginin gecmesini bekleyin.



Yaklasik 1-2 sb sutu kekin her yerini islatarak gezdirin. iyice sogutun.



Daha sonra sogumus kekin uzerine kremsantiyi surun. Bu kisimlari tek tek fotograflayamadim, hem yapip hem foto cekince afakanlar basti beni. bi yandan bulasiklari toparla bi yandan etrafi sil derken fotograflar eksik oldu.




bu bitmis hali.



buz dolabinda keki birazcik bekleyin ve bu sirada cikolata sosunu hazirlayin.
Cikolatayi sogutun ve kekin uzerine dökun.



Bakin nasil icli icli aglatmisim keki, resmen hickiriklara bogulmus salya sumuk agliyor. iyyykk böyle örneklendirincede insanin yiyesi gelmez beee. neyse görmezden gelin bu benzetmeyi ve yumulunnnnnn.

Afiyet bal seker olsun. pit pit et, löp löp yag olmasinnnnnnn.!

24 Haziran 2012 Pazar

Bu baslik cok önemlidir, hatta o kadar önemlidir ki yazari ilgi cekmek icin kivranmaktadir.



Turkiye'ye gitmeme sayili gunler kaldiiiiiiiiiiii....... Biletler alindi..

Yuzumde sapsal bir gulumseme var...

Mutluyum galiba. :)



bu guzel sarkida gunun bonusu olsun..
iyi geceler canlar.

Arrideverci.

Ben 7-8 yaslarimdaydim az önce.




Meyveleri dalindan koparip yemenin tadina vardigim, en cok dedemi sevdigim, onun elinden gazoz ictigim, babaanne dualariyla uyudugum, aksam ezanina kadar mahallenin cocuklariyla celik comak, elim sende, körebe oynayip, ip atladigim sonra annemin pencereden cagirmasiyla eve döndugum anlardi o anlar... Saclarimi iki yandan örmekten nefret ettigim, ablalarima özendigim anlar..
Hergun bakkala ekmek almaya gidip, onun veresiye verdigi musterilerine sövusunu dinledigim anlardi. Bu degismez bir rutindi bizim bakkalda.



Sinifta en cok konusanlari tahtaya yazdigim, sonra kiyamayip beyaz tebesir tozunu yuta yuta tekrar sildigim, simidimi, silgimi, sevgimi bölustugumuz dostluklar kurdugum anlardi o anlar..




Ölup gidenler dedem, babaannem, mahallenin dedikoducu teyzeleri, bakkal amca degildi, cocuklugumdu aslinda. Baska baska diyarlara savrulan bizler degildik, cocuklugumuzdu. Gecip giden yillar degil, bizim sirtimizi döndugumuz anilarimizdi.

Oysa simdi cocuklugumun gectigi o eve, o mahalleye gitmeye korkuyorum.. Geride biraktiklarimin artik orada olmadigini gözumle görmek korkutuyor belki de beni. Kabullenirsem cocuklugum yara alacak. O kucuk kiz hic buyuyemeyecek.

21 Haziran 2012 Perşembe

herseye de baslik bulamam ki.



Bana huzurun anlamini sorsalar, yeni dogmus bebek kokusu derim.. Onlari kucagima aldigim an ki huzuru baska hic bir seyde bulamazmisim gibi geliyor. insanin icinde öfkeye, sIkIntIya, kedere , kine karsi ne varsa bi anda ucup gidiyor ve yerine yalnizca guzellikler kaliyor..



Bu kücük kiz aramiza yeni katildi, hayatimiza ne$e katti.. Arkadasimin basina gelen mucize kismetse 4 ay sonra ablaminda basina gelecek ve ben ikinci kez teyze olacagim. Bu muhtesem duyguyu Allah isteyen herkese tattirir insallah. (en cokta tam bir bebek manyagi olan bana tabi :p) amin.



Bu prensses bu minik prensin kiz kardesi..

O el kadar yavrucak simdi kocaman delikanli oldu. Zaman ne kadar hizli ilerliyor......

17 Haziran 2012 Pazar

ne desem bilemedim ya buraya



Kafasiz ve suratsiz olan fotograflarimi koymak, gercegi yansittigi icin mi hosuma gidiyor acaba?
Evet ben tam bir kafasizim, ayni zamanda da suratsizim tekiyim..

Deginmek istedigim cok fazla konu, elestirmek istedigim cok fazla yasa, isyan etmek istedigim cok fazla devlet meselesi varken onlari yazmak yerine hasbihal etmek, duygusuz ve duyarsiz biri gibi davranmak daha cok isime geliyor sanki...
Sanki ben görmezden gelirsem, yokmus gibi davranirsam gercekten yok olacaklarmis gibi.. Bu da benim evrenle oyunum..

Kucukken de böyle kucuk dusunce oyunlarim olurdu. Ne istesem tersi olmaya baslayinca, istedigim seyin tersini dilemeye baslardim. Aklim sira bu sekilde gerceklestirecektim hayallerimi.

Yorgunum.. Duygularim da yorgun.. Yok beee, guzel yine de hersey.. En sevdiklerim yanibasimdayken daha neyin simarikligini yapiyorum ki. Ama garip bir sessizlik var icimde, anlamlandiramadigim.. Eksigim sanki.

Gitmeden sunu bi dinlemez misin, ama bak rica edicem. cok etmicem ama az edicem. gelsin ...



elimdeki kola annem, ben yesilayciyim :)

14 Haziran 2012 Perşembe

Bi omuz atinda bayir asagi vurduralim.



Hani cizgi filmlerde elektrik falan carpinca devreler yanar ya, saclar abartili bir sekilde havaya kalkar kafadan dumanlar cikar, gözler pörtler. hah iste aynen o sekilde gözunde canlandir beni. Resmen hissediyorum kafamda tüten dumani yaaaaaaa.... Basim duman pare pare yol ver daglar yol ver bana.

Saatlerdir internetten tatil paketi ayarlamaya calisiyorum, kafam oldu bi milyon. basagrisi desen o bicim. Zevkime uyan keseme uymuyor, keseme uyan zevkime. Her ikisi de uyan varsa zamani uymuyor cildircam resmen. Burdan baktigimda paket halinde olanlar bi kac firmayla anlasmali oldugu icin, belli basli hoteller cikiyor yalnizca. Sizin Bodrum'da bildiginiz ve memnun kaldiginiz oteller varsa tavsiyelerinizi bekliyorum. Ucak biletini ayri da alabilirim. Hadi gözunuzu seviyim bi ise yarayin la. Bos bos izlemek nereye kadar.

13 Haziran 2012 Çarşamba

mide-ul kalb



Her türlü duygusal tepkimede faaliyet gösteren midenin, kalple arasinda yasak bi iliskisi oldugunu dusunuyorum.. Bir nevi kacak hat cekmisler, kacak göcek görusuyorlar.

Arastirmalarim sürüyor, bulucam az kaldi.


dipnot:
ikinizde benim bebeklerimsiniz dediklerim;
cilek ve cikolata,
erik ve tuz,
patates kizartmasi ve mayonez,
pizza ve kola.
yaprak sarmasi ve limon
cekirdek ve beyaz leblebi

size selaaam size selaaaam size selam olsun. bi de bi suru <3 <3 <3 <3 <3

Annesiz bir yuva, yuva degilmis aslinda.




8-9 yil annesiz gecirilen bir hayattan sonra tekrar anneme kavusmus ve öyle alismistim ki, $u bir gunluk yoklugu bile agir gelir oldu. Ev bombos geliyor gözume. Bir annenin yerini ne baba , ne de kardesler doldurabiliyor.

Yatagim toplanmamis odam darma daginik, cay demlenmemis kahvalti hazir degil.. Hepsinden önemlisi anne kokusu kalmamis evde. Yuvayi yuva yapan o sicaklik, o koku yok..

Öksuz olanlar adina üzülüp, onlardan biri olmadigima sükrediyor ama yine de 2,5 ay annesiz kalacagima hayiflaniyorum. Cok mu cok oluyorum acaba?

Yeni ama annesiz bir gune basladik.. Haydi bakalim rast gelsin.

[ Not: Fotograf gecen yildan kalma. simdi kullanmamin sebebiyse, buralara bir turlu ugramayan yaz mevsimine duydugum özlem ve kisa zaman sonra gitmeyi planladigim tatilin etkisi olabilir. Yoksa suanda sezlongta falan degil buz gibi odamda oturmaktayim.]

11 Haziran 2012 Pazartesi

Yere cakilacagimi bilmesem ucmayi denerdim.

Guzel sey olsa gerek ucmak. Balonla ucmaya hic bir zaman cesaret edemedim.. Eger bir gün binmeye cesaret edersem de, bu Stockholm'da degil memleketimin güzide yerlerinden Kapadokya'da olacak.

Aha buraya yaziyorum. èLLa dediydi dersiniz..







4 Haziran 2012 Pazartesi

Bebek totosu gibi cildi olsun isteyenler



éLLa Maranki yine cok carpici aciklamalariyla karsinizda hanimlar ve beyler! ( Bu öneriler beylerin de isine yaracaktir. Sonucta yaslilik etkeni sadece kadinlara özgu bir durum degil) Bir kac bakim önerisinde daha bulunucam bugun sizlere. Hepimizde az da olsa cilt problemleri mevcut. Kimimiz siyah noktalardan muzdarip kimimiz de sivilcelerden. Neyse ki fondöten denilen mubarek karisim bulunmusta bizi bu buyuk dertten kurtarmis. Sahsen fondoteni bulan mucit benim gözumde elektrigi bulan Edison'dan daha kiymetli. Nur icinde yatsinlar.



MAC markasinin önunde fotograf cektirdigimi görenler reklam yaptigimi falan sanmasinlar. Bu blog aleminin balini bi tek ben yiyemedim canlarim, ne komisyon geliyor, ne promosyon ne de reklam tekliflei böhüü :( ama tesadufen de olsa markalarini tanittigim icin MAC guzel bi hediye sepeti gönderse asla hayir demezdim ehe mehe. Ne de olsa favorim markam olur kendileri.

Kalitesi ne kadar iyi olursa gunluk hayatta cok fazla kapatici kullanmaktan kacinin derim ben. Sadece kapatici da degil kimyasal madde iceren butun bakim urunlerinden cok fazla gerekmedikce uzak durun. Bu maddeler ilk baslarda farkedilmese de yas ilerledikce cok daha ciddi problemlere yol acabilirler. O yuzden mumkun oldugunca dogal seylere yönelin. Daha önceden de bahsettigim gibi guzelliginizi dogru beslenmeyle destekleyin. Bunun disinda mutfakta Allah ne verdiyse yuzunuze surebilirsiniz. Hic bir yan etkisi olmadigi gibi gözle görulur sekilde faydasini görecekseniz. Misal benim annem 51 yasinda ve maasallah kadinin cildi benim cildimden bile daha puruzsuz, dogru durust kirisiklari da yok. Hic öyle kremler falan da kullanmaz ama mutfakta eline ne gecse yuzune surer. Yedigi meyve kabuklarindan tutunda, kahveden yas mayaya kadar her seyi surer.
Iste bunun gibi uydurmasyon bir maskede ben kesfettim ve cokta faydasini gördum. sizlerle de paylasmazsam bogazimdan gecmezdi anneeeemm.

Iste karsinizda Allah ne verdiyse maskesi;



Bir adet cilegimizi aliyoruz.



cok az süt ekliyoruz. ( cilegin cilde faydalari saymakla bitmez, bunlardan en önemlisi siyah noktalar ve gözenekler)




iyice eziyoruz..



Bir iki kasik bal koyuyoruz. (Bal cildin nem oranini dengeler ve yumusacik bir cilt elde edersiniz)



Baktiniz maskeniz macun kivamina gelmedi, benim ki gibi civik oldu. Panik yapmiyoruz, uzerine hemen bi miktar nisasta ekliyoruz. Böylece hem maskemizin kivamini yerine geliyor hem de nisastanin gerdirme etkisiyle gergin ve diri bir cilde kavusmus oluyoruz.

Cekinmeyin annem, ne bulursaniz surun yuzunuze, dogadan zarar gelmez insana.

Hadi bakim, coluk cocuk surun gari.

3 Haziran 2012 Pazar

Isvec'te Erovizyon kutlamalari



Ben size bu kari büyücü nas-felak, uc gulhu bi elham okuyun dedim beni ciddiye almadiniz. Bakin sonucu ne oldu? Acik ara farkla birinci oldu hatun. Saka bir yana Can'in kazanamamasi uzerine Loreen'in birinci olmasi bizlere teselli ödulu gibi oldu. CAN'imiz sagolsun dedik, isvec'i destekledik.. Özellikle Isvec'te yasayan bir gurbetcinin bu denli buyuk bir basariya imza atmasi burda yasayan butun gurbetcileri onure etti. Nitekim yabanci diye elestirilerde bulunan isvec'lilere bir nevi kapak yapmis oldu.



Seneye erovizyon yarismasinin Isvec'te yapilacagina bir yandan sevindik bir yandan da endise duyduk acikcasi. Cunku Isvec hayat sartlari ve insan haklari bakimdan dunyada birinci gelen ulkelerden biri olsa da , söz konusu organizasyonlar oldugunda maalesef sinifta kaliyor. Fotografta da görmus oldugunuz uzre, gecenlerde eve giderken bir de baktik ki insanlar toplanmis sehrin göbegine. Ne oluyor demeye kalmadan tutusturdular elimize Loreen posterlerini. Megerse hanimefendi binanin catisina cikip halka buluscakmis. Burdan anlayin iste gösteriler konusunda ne kadar vasat olduklarini. Catidan baska yer mi yoktu kizi cikaracak, kuramamislar mi guzel bi sahne? (Hava sartlari yuzunden ben Loreen'in cikmasini bekleyemedim, yoluma devam ettim. Sonradan izledim videolarda, buraya da ekliycem.)

"Bunlar fakir ama yaaeee" diye aciyarak baktigimiz kardes ulke Azerbaycan bile kristal salonuyla , sahne duzeniyle öyle muhtesem bir gösteri hazirlamis ki herkesi kendilerine hayran biraktilar. Bakalim Isvec bu yukun altindan kalkip birazcik olsun sesini dunyaya duyarabilecek mi? Avrupa yakasinin soguk ve mendebur ulkesi izlenimini yok edebilecek mi?



Endiselenmemizdeki bir baska unsurda yapilacak olan gösterilerin bizim kesemize ne kadar zarar verecegi yönde. Biliyorsunuz ki Isvec'te sembolik olarakta olsa Krallik sistemi var. Her ay maasimizin %30 'u pek sevgili Kralimiz ve devletimiz tarafindan kesiliyor. Kralimiz coook YASA ! Prenseslerimizin özel harcamalarina, dugunlerine yuz milyonlarca kron bizim cebimizden cikiyor.
Bakalim bu sembolik duzen, bu yil bizi ne kadar düzecek? merakla bekliyoruz.

Iste kutlamalardan göruntuler. Loreen sarkisinin daha soft bir halini söyledi. Isvec askeri orkestrasi da ona eslik etti..