28 Kasım 2012 Çarşamba

Doymadim doyamadim sömurmeye seni ben | Hükümet style..

Sevdicegine, bogaz kenarinda bir arabanin ön kaputuna yaslanip "seviyorum uleeeynnnnn, seviyoruumm" demek, sonrasinda agaclar arasinda kovalamac oynamak kalmadi artik.
 Gecen gun bi yerde duydum, esas oglan kiza diyor ki "Sevme kızım beni, ben bir serseriyem " :) Dilime dolandi gunlerdir, Adana sivesiyle onun taklidini yapiyorum..

Eskiden isterdik ki asklar tertemiz olsun iliskiler tertemiz olsun, simdi öyle degil. Eskiden iki gönul bir olunca kucucuk bir ev bile olsa yetiyordu simdi yetmiyor. 80 yasina gelmis, burus burus olmus nineler bile program program gezip kriter sayiyorlar.

Gecmisten bugune cok sey degisti.. Bu durum gunluk hayata da , imara da , ask hayatimiza da , her yere yansimis vaziyette.. Artik uzerinde o ask mesk yasanan cimenler, bogazdaki yesil alanlar imara aciliyormus, doymadilar yiye yiye demek ki. Politikacilikta zaten esas amac sifirdan baslayip konumun getirdigi imkanlarla para kazanmak. Para kazandiktan sonraysa, artik siyasetin imkanlarindan da yararlanmaya baslamak. Parayi bulmus ama vizyonu olmayan son derece maganda tipsin napcaksin. Kuru kuruya parayi bulmussun,  senin de destekledigin siyasi yapinin Turkiye'de cok iyi isler yaptigini dusunuyorsun, yetkinin sende oldugunu dusunuyorsun, hangi konuya el atsan iki telefonla, bi kanun duzenlemesiyle o konunun hallolacagini dusunuyorsun. Istedigin yere ev yapip, istedigin yere yerlesebilecegini dusunuyorsun.. Oranin imara kapali olmasinin senin adina hic bir sorun teskil etmedigini dusunuyorsun. Ya nolacagdii. yaparsin tabii.

Hukumet bogazici kanununda yapilacak degisiklikle istanbul bogazini imara aciyor. Valla bravo. Biz de gidip bogazin cevresindeki evleri seyretmek icin can atiyorduk zaten. Babalar parayi bulunca, gözu bogaza dikdiler demek ki. Nasilsa buna tantana edenin, ses yukseltenin iki camasir makinalik isi var. Kisinda bi ton kömur, karsiliginda bogaz al, ohh kebap... Butun bankalarimiz, sirketlerimiz Avrupa ve Amerika'ya satilmis durumda zaten.. Yiyin, yedirin evladim. Sömur sömurebildigince, semir semirebildigince..

Neyse aslinda bugun bahsedecegim konu bu degildi ama tepem atti, aksam aksam deginmeden edemedim. Hepimiz neticede evden ise isten eve modunda yogunuz, aksamlari da árd ardina izledigimiz dizilerle beyinimizi o kadar mesgul ediyoruz ki, bi sekilde ayakta uyutulmamiz, hatta horlaya horlaya uyutuluyor olmamiza sasirmak gerek.

Benim halim budur. Beni merak eden canim cigerim izlengeclerime, görsel olarak kisa bi özet.

is disindaki bos vakitlerimin cogunu yegenim Ayca'yla geciriyorum.. Minno$um her gecen gun dahada guzellesiyor, ayni ben. hehe




 





Mubarek muharrem ayi munasebetiyle asuremizi kaynattik. Avrupa'da yasiyor olabiliriz ama geleneklerimizi unutmadik. Bu da Turkiye'deki bati özentilerine kapak olsun..

 


Dunyanin en lezzetli sandiviclerini yapmakta Mogolistan'li arkadasimiz Baggi'nin ustune tanimam..


Instagram adresimi vermeyi unutmusum size http://instagram.com/ella_cica/




 
Isvec'te bugun lapa lapa kar yagiyor.. Kasvetli havasina grilerle uyum saglayalim dedik..
 
 


alelacele yazilmis bi yazinin daha sonuna geldik. esen kalin yavruslar.

19 Kasım 2012 Pazartesi

Beklenen bebiş geldi..

Bundan üç hafta kadar önce ikinci kez teyze oldum. Doğum anında ablamın yanındaydım ve miniğimizin göbek bağını bile kestim. Hatta ebelere ve hemşirelere o kadar yardımım dokundu ki, bi ara tıp eğitimi aldın mı, daha önce kaç kez doğuma girdin fakan dediler :) sadece sıkı bir gözlemciyim o kadar. Ama bu kadar cesur olduğumu ben de bilmiyordum. 


Muhteşem bi duygu. Allah isteyen herkese nasip etsin. Azra'dan sonra bir de Ayça'mız oldu. Onlar benim herşeyim, prenseslerime maaşallah diyin.

13 Kasım 2012 Salı

Nabıonuz ?


 
Bloğuma yazmayalı neredeyse bir ay olmuş..!
Nasıl özlemişiiiiiimmmmm...
 
Kimse yokluğumun farkına varmasa da seviyorum bu güccücük, minnacık sayfamı. Bu kısacık sürede bi dolu şey yaşandı, üşemmezsem hepsine yer vericim. Bunu saymıyoruz..