30 Mart 2014 Pazar

İnstagram günlüğü



Yaşlandıkça babaanneme benziyorum.. Çünkü büyüdükçe ve olgunlaştıkça onun söylediği her sözün aslında ne kadar anlam yüklü ve doğru olduğunu daha iyi anlıyorum. Eskiler ne dese ne söylese haklılarmış aslında. Başıma ne gelirse gelsin "nazar var sende nazar, oku üfle kendine" derdi. Türkiye'ye geldiğimden beri doktorlar gardaşım, hastaneler yoldaşım oldu. Kesin nazar var kesin. Ayağıma gelince eklem deformasyonu var dediler, zaten hiç topuklu ayakkabı giyemiyordum, artık hepten giyemiycem. Günlük hayatta bile topuklu ayakkabı giyenlerin ya ayağı çelikten yapılmış ya da benim ayak harbiden arızalı. Ya da kesin nazar var nazar.


Şuan gerçekten ama gerçekten tek ihtiyacım olan şey, şöyle güzel bir tatil yapmak. Geriye kalan herşey sizin olsun.




İşveç'te kar yağarken, Ankara'da baharı yaşamak paha biçilmez bişeymiş.




İç anadoluda doğmuş ve büyümüş biri olarak "ben denizsiz yerde yaşayamam" diyenleri pek ciddiye almaz hatta abarttıklarını düşünürdüm, ta ki ben de dört bir yanı denizlerle çevrili olan bir ülkede 11 yıl yaşayana kadar. İlk başlarda gerçekten insan boğulacakmış gibi oluyor. Kendimizi Melih Gökçek'in fışkiyeleriyle dolu yapay göllere atsakta aynı tadı pek alamıyorum. 




Havanın güzelliği, yemeklerin güzelliği derken işveç hiiiç aklıma bile gelmedi ne yalan söyliyim.

Daha sık yaz diyorsunuz da benden geçmiş artık . Halbuki eskiden öylemiydi yeni konular bulurdum, hergün zevkle yazardım. Ama bunda birazda blogger arkadaşlarımın bi çoğunun bloglarını bırakmasının da payı oldu. onlarsız tadı çıkmıyor. Twitter da kapatılmış, belki bu blog camiasının eski haline dönmesinde etkili olur. Bense daha çok instagramda oyalanmaktayım. Beklerim efenim ; ella_stockholm hesabım.

Not: oy kullanırken kime niye oy vereceğinizi iyi düşünün. Koyvermeyin, oy verin.

10 yorum:

Uyuşuk Hayalperest dedi ki...

Geçmişler olsun. Bende topuklu giyemeyenlerdenim. :)
O çiçeklerle bezenmiş ağaç, ne kadar da güzel..

éLLa Çiça dedi ki...

Tşk ederim canım sağol. Ya yine de giyebilmeyi çok isterdim bi sürü giyemediğim topuklu ayakkabım var.

Ponti dedi ki...

Geçmiş olsun.
Ben de nedense eski yazılarımı okuduğumda çok daha güzel yazdığımı fark ediyorum. Bence Ankara gerçekten insanın ilhamını öldüren bir şehir.
İnsanı mutsuz, binaları, sokakları, mekanları gri. Anlatılamayan bir hüzün var üzerinde.
Denizi olan bir şehirde yaşamayı ömür boyu özleyeceğim...

SihirliGünlük dedi ki...

Güzelsin nazar değer elbet :) İnstagramda da takipteyim seni balım

sule m dedi ki...

Gecmïs olsun, Ella.

Türkiye'de sokakta topuklu ayakkabi giymek cesaret ister.

Ya ayagin burkulur ya topugun kirilir , ayakkabi tamircileri ile Kanka olursun.!
sevgilerle.Bende seni bloguma beklerim..
sulemcafe.blogspot.com


éLLa Çiça dedi ki...

* Ponti doğru söylüyorsun valla canım eskiden daha güzel ifade edebiliyormuşum kendimi ya da ne biliyim ilhamım yüksekmiş, şimdi öyle alelade yazıp geçiştiriyoruz, anlamsız ve saçma.

éLLa Çiça dedi ki...

* sihirligünlük teveccüh ediyorsun canım benim çok naziksin tşk ederim.

* şule okadar haklısın ki :)

Mügece dedi ki...

O ağaç yetmiş zaten...:)

Hayat İzlerim, Kitap Sesleri dedi ki...

Bloguna da blogun adını da çok sevdim. Nasıl fark etmedim yaa kızdım kendime . Artık hep okurum bloguna memnun oldum 😊 Sevgiler ...

Leyla Akcay dedi ki...

Merhaba, bloğunuzu çok beğendim. Böyle bir bloğa sahip olduğunuz için sizi kutluyorum.
Sizi kendi bloğuma davet etmek isterim. Kiralık Aşk

İşte Benim Stilim All Star

Teşekkürler.